Obezite Cerrahi – Op. Dr. Cihan Şahan https://www.opdrcihansahan.com Obezite ve Metabolik Cerrahisi Uzmanı Tue, 03 Oct 2023 14:49:40 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 https://www.opdrcihansahan.com/wp-content/uploads/2023/07/cropped-favci-32x32.png Obezite Cerrahi – Op. Dr. Cihan Şahan https://www.opdrcihansahan.com 32 32 Obezite Hastalığı https://www.opdrcihansahan.com/services/obezite-hastaligi/ Tue, 03 Oct 2023 14:46:02 +0000 https://www.opdrcihansahan.com/?post_type=cpt_services&p=21672 OBEZİTE HASTALIĞI

Vücutta sağlığı ve esenliği olumsuz yönde bozacak şekilde aşırı yağ birikmesi durumu obezite hastalığı olarak tanımlanır. Obezite dış görünüşün dışında önemli bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), obeziteyi vücut kitle indeksine (BMI) göre sınıflandırır. VKİ, boy kilo hesabı yapılarak hesaplanır. Bireylerin kilosunun boyuna oranı kg/m2 olacak şekilde hesaplanır.

Normal VKİ : 18,5 kg/m2 – 25kg/m2 olmalıdır.

Kategori VKI (kg/m2)
Zayıf < 18.5
Normal Kilolu 18.5 – 24.9
Fazla Kilolu 25.0 – 29.9
1. Derece Obezite 30.0 – 34.9
2. Derece Obezite 35.0 – 39.9
3. Derece Obezite (Morbid Obezite) 40.0-49.9
4. Derece Obezite(Süper Obezite) >50.0

  

Obezitenin bir hastalık olarak kabul edilmesi obezitenin tek faktörlü bir hastalık olmadığı altta yatan bir çok mekanizmanın olduğu ayrıca genetik ve çevresel yönlerinin olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Obezite hastalığı belli bir aşamadan sonra bireylerin kendi başlarına mücadele edebileceği bir durum olmaktan çıkmaktadır. Obezite hastalığı profesyonel tıbbi destek gereken seviyeye geldikten sonra bireyler bu konuda bilgilendirilmeli ve tedavi süreci desteklenmelidir. Obezite hastalığının tedavisi multifaktöriyeldir. Cerrahi ve cerrahi dışı yöntemler uygulanabilmektedir. Günümüzde obezite hastalığının tedavisinde en etkin yöntem cerrahidir.

]]>
Diyabet Cerrahisi https://www.opdrcihansahan.com/services/diyabet-cerrahisi/ Tue, 03 Oct 2023 14:37:22 +0000 https://www.opdrcihansahan.com/?post_type=cpt_services&p=21668 DİYABET CERRAHİSİ (ŞEKER AMELİYATI)

Diyabet cerrahisi genel olarak Metabolik Cerrahi olarak adlandırdığımız ameliyatlardır. Metabolik Cerrahi Tip 2 Diyabet tedavisinde etkili bir yöntemdir. Cerrahi dışı tedavilere yanıt vermeyen diyabet hastalarında ve metabolik sendromlu ve aynı zamanda obezite hastalığı olan hastalarda uyguladığımız yöntemlerdir.

Metabolik Sendrom Nedir?

Metabolik sendrom, bel çevresi kalınlığı, yüksek tansiyon, kan yağlarında kalitatif ve kantitatif bozukluk, kan şekeri yüksekliği ile karakterize bir kardiyometabolik risk faktörlerinden oluşan bir sendromik durumdur. Metabolik sendromlu kişilerde metabolik sendromu olmayanlara göre gelecekte tip 2 diyabet gelişme riski 5 kat,  kardiyovasküler hastalıkların gelişime riski ise 2 kat daha fazladır. Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması, polikistik over sendromu, uyku apne sendromu, safra taşı, gastroözofageal reflü, depresyon ve astım da metabolik sendromla ilişkili tablolar arasında sayılmaktadır.

Küresel bir epidemi olarak kabul edilen metabolik sendromun bir klinik tanı olarak ele alınması, tip 2 diyabet ve aterosklerotik kardiyovasküler hastalık gelişimi için yüksek riskli bireylerin tanımlanmasında ve ortak koruyucu yaklaşımların belirlenmesinde yarar sağlayacaktır.

Metabolik sendromu olan kişilerde özellikle Tip 2 Diyabet hastalarında Obezite hastalığı ile birlikte veya Obezitenin eşlik etmediği hastalarda medikal tedavi olarak kullanılan ilaçlara, diyet değişikliğine ve yaşam tarzı değişikliğine rağmen kontrol sağlanamayabilir. Bu tip hastalarda Metabolik Cerrahi prosedürleri uygulanmaktadır.

Metabolik Cerrahi Nedir?

Tüm obezite ameliyatları aynı zamanda metabolik hastalıklarda iyileştirici ve geriletici etki gösterir. Obezite ameliyatları, obezite sorununu çözerken, aynı zamanda kişide obezite nedeniyle var olan tip 2 diyabet (şeker hastalığı) ve hipertansiyon başta olmak üzere, karaciğer yağlanması, hiperkolesterolemi ve kalp hastalıklarının gerilemesine katkı sağlamaktadır. Metabolik sendrom olarak adlandırdığımız bu hastalıkların düzelmesini sağladığı için bu ameliyatlar Metabolik Cerrahi ameliyatları olarak kabul edilmektedir.

Kimler için uygundur?

VKİ 35 ve üstü olan metabolik senromlu ve kontrolsüz diyabeti olan hastalarda ve VKİ 30 – 35 kg/m2 olan Tip 2 diyabeti bulunan ve ilaç tedavisine yeterli yanıt vermeyen hastalarda metabolik cerrahinin uygulanabilmektedir. Ancak VKİ 30 kg/m2 altında bulunan Tip 2 diyabet hastalarında henüz cerrahi tedavi seçeneği önerilmemektedir.

Ameliyat Çeşitleri Nelerdir?

Tüm obezite cerrahisi prosedürleri metabolik cerrahi olarak kabul edilebilir fakat metabolik etkinin daha çok alınabilmesi için obezite cerrahisinde en sık uygulanan yöntemler olan sleeve gastrektomi ve gastrik bypass ameliyatları dışında bazı prosedürler tanımlanmıştır. Bunlar;

OAGB (One anastomosis gastrik bypass)

OAGB ilk başta yavaş bir kabul gördü ancak şimdi Avrupa ve Tüm dünyada cerrahlar arasında hızla popüler bir seçenek haline geliyor.

Tek anastomozlu gastrik bypassın diğer isimleri ise tek anastomozlu gastrik bypass (SAGB), omega loop gastrik bypass (OLGB) veya mini gastrik bypasstır (MGB).

Şu anda OAGB:

Uluslararası Obezite ve Metabolik Bozukluk Cerrahisi Federasyonu (IFSO) tarafından tanınmakta ve onaylanmaktadır.

Daha önce (2018 ve 2020), Amerikan Metabolik ve Obezite Cerrahisi Derneği (ASMBS), safra/alkalen reflü için potansiyel kanserojen risk ve özellikle 200 cm’den fazla midede uzun vadeli beslenme yetersizlikleri ile ilgili endişeler nedeniyle OAGB’yi onaylamamaya karar vermişti. BP uzunluğu kullanılır. 2022 yılında ASMBS tarafından onaylanmıştır.

Şu anda (2020’de) OAGB, tüp mide ameliyatı ve RYGBP’den sonra en sık uygulanan üçüncü bariatrik prosedürdür.

Dünya çapında tüp mide ameliyatlarının oranında azalma ve OAGB’de artış olması durumunda, gelecekte en popüler ikinci prosedür olarak RYGBP’yi geçebilir.

Sonuçlar

OAGB etkili ve kalıcı kilo verme sonuçları sağlar.

Birincil OAGB’den kaynaklanan kilo kaybı sonucunun %70 ila %80 aşırı kilo kaybı (EWL) olduğu rapor edilmiştir.

Revizyon OAGB’nin öngörülemeyen sonuçları var, belki de %50 EWL.

OAGB’nin hipertansiyon (%65’in üzerinde), Tip 2 diyabet (%80’in üzerinde) veya metabolik sendromun (%80’in üzerinde) remisyonuyla sonuçlandığı rapor edilmiştir.

Tüp mide ameliyatıyla karşılaştıran çalışmalar, OAGB’nin daha yüksek inkretin etkisine sahip olabileceğini ve daha iyi glisemik kontrol ve dislipidemide daha iyi iyileşme sağlayabileceğini gösterdi.

SASI-S ( SINGLE ANASTOMOSIS STOMACH-ILEAL BYPASS WITH SLEEVE GASTRECTOMY)

SASI bypass veya sadece SASI olarak da adlandırılan Tek Anastomoz Sleeve İleal bypass, metabolik sendromu ve obezite hastalığı olan bireylerin kilo vermelerine yardımcı olmak amacıyla laparoskopik olarak yapılan bir ameliyattır.

SASI, hastaların ciddi malabsorbsiyon riski olmadan hem tüp mide hem de gastrik bypass kilo verme ameliyatının faydalarını fark etmelerine olanak tanır. Her iki ameliyatın en iyi yönlerinin alınması ve birleştirilmesi olarak tarif edilebilir.

SASI ameliyatı tek başına bir işlem olarak yapılabilir veya mevcut tüp mide ameliyatını değiştirmek için kullanılabilir.

SASI, tüp mide ameliyatı ve mide bypass ameliyatının faydalarını birleştirir:

Hastalar önemli kilo kaybı yaşayabilir ve kiloya bağlı sağlık sorunlarında azalma yaşayabilir;

Tip 2 diyabet ve yüksek kolesterolün azaltılması üzerindeki etkisi tüp mide ameliyatına göre daha fazladır;

Besinlerin çoğunun vücutta emildiği duodenum sağlam kaldığı için beslenme yetersizliği gelişme riski daha azdır.

2019 yılında yayınlanan ve tip 2 diyabetli 20 obez hastanın SASI ameliyatı olduğu ve hepsinin bir yıl boyunca takip edildiği çalışmaya göre, hastaların %75’inde ameliyattan sonraki üçüncü ayın sonunda tip 2 diyabetlerinde tam iyileşme görüldü ve bir yılın sonunda %95 hastada iyileşme görüldü.

SADI-S (Single anastomosis duodeno–ileal bypass with sleeve gastrectomy)

SADI-S (Tüp mide ameliyatı ile tek anastomozlu duodeno-ileal bypass), metabolik bozuklukları gidermek ve kilo vermek için kullanılan bir bariatrik cerrahi tekniğidir. Tüp mide ameliyatının gastrik bypass tekniğiyle birleştiği ve ayrıca bağırsak yolunun ayrıldığı Duodenal Switch ameliyatının bir varyasyonudur.

SADI-S, tek cerrahi anastomozlu bir tür bariatrik cerrahidir. Midenin daha büyük eğriliğini azaltırken kısıtlayıcı bir bileşene sahiptir, ancak özellikle ortak kanal da azaldığından malabsorbtif bir bileşene sahiptir. Bu cerrahi tekniğin amacı besinlerin emildiği bağırsak döngüsünü azaltmaktır.

SADI-S tek anastomozlu bariatrik cerrahidir. Klasik duodenal switch, gastrik bypass (RNY) veya tüp mide ameliyatından farklıdır. Kilo vermek ve Tip 2 Diyabet, dislipidemi, Metabolik Sendrom ve Polikistik Over Sendromu gibi çeşitli metabolik sorunları hafifletmek için yapılan bir obezite ameliyatı türüdür.

Duodenal Switch (DS) ile karşılaştırıldığında, yalnızca tek bir anastomoz gerektirmesine ek olarak (bu da sızıntı veya darlık komplikasyonu insidansını azaltır, SADI ameliyatı tipik olarak DS’den daha uzun bir ortak kanal bırakır. Bu, malabsorbsiyona bağlı yetersiz beslenmenin ciddiyetini azaltır ve DS ile ilişkili ishal ve şişkinliğin derecesini hafifletir.

Duodenal Switch

Duodenal switch (DS) işlemi, yani gastrik redüksiyon duodenal switch (GRDS), kısıtlayıcı ve malabsorbtif yönlerden oluşan bir kilo verme ameliyatı işlemidir.

Ameliyatın kısıtlayıcı kısmı midenin yaklaşık %70’inin (büyük eğrilik boyunca) ve duodenumun çoğunun çıkarılmasını içerir.

Ameliyatın malabsorbtif kısmı ince bağırsağın uzun bir kısmını yeniden yönlendirerek iki ayrı yol ve bir ortak kanal oluşturur. İki yoldan daha kısa olan sindirim döngüsü, yiyecekleri mideden ortak kanala götürür. Çok daha uzun olan yol, biliopankreatik döngü, safrayı karaciğerden ortak kanala taşır.

Ortak kanal, ince bağırsağın genellikle 75-150 santimetre uzunluğundaki kısmıdır; burada sindirim yolunun içeriği, kalın bağırsağa boşalmadan önce biliopankreatik döngüden gelen safra ile karışır. Bu düzenlemenin amacı, vücudun ince bağırsaktaki yiyeceklerden kalori alması için gereken süreyi azaltmak ve yağ emilimini seçici olarak sınırlamaktır. Sonuç olarak bu hastalar ameliyatın ardından tükettikleri yağın yalnızca yaklaşık %20’sini emerler.

 

]]>
Intragastrik Balon https://www.opdrcihansahan.com/services/intragastrik-balon/ Fri, 14 Jul 2023 10:18:38 +0000 https://www.opdrcihansahan.com/?post_type=cpt_services&p=21262 Obezite İle Mücadelede Mide Balonu (Intragastrik Balon)

Mide balonu silikon veya daha ince olan poliüretandan üretilmiş bir balonun mide içerisine yerleştirilerek salin solüsyon ile şişirilmesi sonrası mide içerisinde yer kaplayıcı etki yaparak daha az besinle doymayı sağlar. Bu sayede, mideye girecek besin miktarını sınırlayarak ve daha hızlı tok hissetmenizi sağlayarak kilo vermenize yardımcı olur.

Kilonuzla ilgili endişeleriniz varsa ve diyet ve egzersiz denemenize rağmen kilo veremediyseniz intragastrik balon prosedürü bir seçenek olabilir.

Diğer kilo verme prosedürleri gibi, mide balonu da daha sağlıklı bir yaşam tarzına bağlılık gerektirir. Prosedürün uzun vadeli başarısını sağlamak için diyetinizde kalıcı sağlıklı değişiklikler yapmanız ve düzenli egzersiz yapmanız gerekir.

Mide Balonu çeşitleri nelerdir?

Mide Balonu, obeziteyle mücadele etmek için kullanılan cerrahi dışı uygulanan, endoskopik ve yutulabilir olmak üzere 2 farklı şekilde uygulanan bir tedavi seçeneğidir. Bu yöntemlerle, fazla kilolu ya da 1. derecede obezite hastalığı olan bireylerin sağlıklı kilolara ulaşmaları hedeflenir.

İki farklı yöntemle mide balonu uygulanmaktadır. Bunlar;

1- Endoskopik

Endoskopik yöntemde uygulanan balonlar 6 aylık ve 1 yıllık olmak üzere 2’ye ayrılır. Sedasyon altında yani uyutularak yapılan bir işlemdir. Gastroskopik olarak öncelikle mide içerisine bir kamera yardımı ile bakılır ve midenin balon işlemine uygunluğu durumunda kamera eşliğinde mide içerisine yerleştirilir. Günübirlik olarak yapılır hastanede kalış süresi 1-2 saattir. Süresi dolan balonlar yine endoskopik olarak çıkarılır.

2- Yutulabilir  (Elips)

Bir diğer seçenek olan yutulabilir balon ise günübirlik yatış gerekmeyen, ayaktan yapılabilen bir işlemdir. Öncelikle balon kapsülü yutturulur, balon kapsülünün yeri bir röntgen çekilerek kontrol edilir. Mide içerisinde olduğundan emin olunduktan sonra mide içerisinde şişirme işlemi yapılır. Şişirme işlemi sonrası balonun yeri tekrar röntgen çekilerek kontrol edilir ve işlem sonlandırılır. Yutulabilir balonun etki süresi ortalama 5 aydır. Kendiliğinden vücuttan atılır ve çıkarmak için başka işlem gerekmez.

Mide Balonu Kimler İçin uygundur ?

Mide balonu diyet veya egzersiz denemesine rağmen kilo verememiş vücut kitle indexi 27kg/m2 ve üzeri olan fazla kilolu ya da 1. derecede obezite hastalığı olan ve ameliyat için uygun olmayan bireylerde tercih edilen bir yöntemdir.

Mide Balonunun Avantajları

1. Cerrahi müdahale gerektirmeyen bir seçenek olması

2. Kısa süreli ve geri dönüşümlü olması

3. Düşük risk ve komplikasyon oranı

4. Diyet ve yaşam tarzı değişikliklerini destekleyici olması

Cerrahi Riski Yüksek Olanlar

Cerrahi müdahaleler bazı kişilerde riskli olabilir. Özellikle kalp hastalığı, yüksek tansiyon veya diğer ciddi sağlık sorunları olan bireylerde cerrahi risk daha yüksek olabilir. Cerrahi müdahaleye uygun olmayan bireylerde, mide balonu yöntemi daha düşük riskli bir seçenek olarak tercih edilebilir.

Cerrahi prosedürler genellikle anestezi, kesi ve iyileşme süreçleri gibi riskler içerirken, mide balonu yöntemi endoskopik ya da yutulabilir yöntemle yapılan bir işlem olduğundan riskleri daha düşüktür.

Doktor Cihan Şahan, cerrahi müdahaleye uygun olmayan bireyler için mide balonu işlemini yöntemini şu şekilde öneriyor: “Cerrahi müdahaleye uygun olmayan bireylerde, mide balonu yöntemi güvenli ve etkili bir seçenek olabilir. Bu yöntem, kilo kaybını teşvik etmek ve sağlık sorunlarını iyileştirmek için non-invaziv bir seçenek sunar.”

Mide balonu uygulaması sonrası süreçler

İşlem süreci

Mide balonu takılacak olan hastalar işlemden 8 saat önce hiç bir şey yiyip içmezler. Mide balonu takılacak hastaların midesinin boş olması şarttır.

Endoskopik mide balonu uygulaması yaklaşık 15 dk sürer. Hastanede kalış süresi 1-2 saattir.

Yutulabilir mide balonunda da 8 saatlik açlık istenir. İşlem yaklaşık 10 dk sürer. Herhangi bir sedasyon işlemi olmadığı işlem sonrası bilglendirmeler yapıldıktan sonra hasta evine gidebilir.

İşlemden 2-3 saat sonra başlayarak az miktarda berrak sıvı alabilirsiniz. İlk 7 gün sadece sıvı diyeti uygulanır, 8-11. günler yumuşak ve sulu yiyecekler yemeye başlayabileceğiniz ikinci dönem izler. 12-14. günler normal gıdalara yavaş bir geçiş yapılır. Genellikle intragastrik balonun yerleştirilmesinden 2-3 hafta sonra normal yemek yemeye başlanabilir.

Mide balonları 6-12 aya kadar yerinde bırakılır ve daha sonra yine endoskopik olarak çıkarılır. O zaman sizin ve doktorunuzun belirlediği plana göre yeni bir balon yerleştirilebilir veya yerleştirilmeyebilir.

İşlem sonrası ilk dönemleri daha rahat atlatabilmeniz için bazı ilaçlar başlanabilir. Mide balonu işlemi sonrası doktorunuzun önerdiği ilaçların düzenli olarak kullanılması önemlidir. Bu ilaçlar genellikle ağrı kesiciler, bulantı gidericiler, antibiyotikler ve mide koruyucularını içerir. Ayrıca, işlem sonrası takip kontrolleri de hastaların sağlık durumunun izlenmesi için gereklidir. Doktor Cihan Şahan, takip randevularının aksatılmamasını ve düzenli olarak kontrollerin yapılmasını önemle vurgular.

Prosedürünüzden sonra beslenme uzmanınız ve psikoloğunuz gibi sağlık ekibinizin üyeleriyle de sık sık görüşeceksiniz.

Sonuçlar

İntragastrik balon, normalde yemek yerken olduğundan daha hızlı tok hissetmenizi sağlayabilir, bu da genellikle daha az yemek yiyeceğiniz anlamına gelir. Bunun bir nedeni intragastrik balonun mideyi boşaltmak için geçen süreyi yavaşlatması olabilir. Başka bir sebep de balonun iştahı kontrol eden hormon seviyelerini değiştiriyor gibi görünmesi olabilir. Kaybettiğiniz kilo miktarı, diyet ve egzersiz dahil olmak üzere yaşam tarzı alışkanlıklarınızı ne kadar değiştirebileceğinize de bağlıdır. İntragastrik balon yerleştirilmesinden sonraki altı ay boyunca vücut ağırlığının yaklaşık %10 ila %20’i kadarının verilmesi beklenir. Toplam fazla kiloların %50’sinden fazlasını vermeniz hedeflenir. Önemli kilo kaybına neden olan diğer prosedürler ve ameliyatlarda olduğu gibi, intragastrik balon uygulaması da kilo kaybı ile birlikte bir çok hastalığın iyileşmesini ve gerilemesini sağlar. Örneğin; Gastroözofageal reflü hastalığı, Tip 2 Diyabet Hastalığı ( Şeker Hastalığı), Yüksek tansiyon, Kalp hastalığı, Obstrüktif uyku apnesi, Osteoartrit (Eklem ağrısı), Yüksek kolestorol, Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) veya alkolsüz steatohepatit (NASH) gibi hastalıklarda kilo verimi sonrası ciddi iyileşmeler görülür.

RİSKLER

Ağrı ve mide bulantısı, intragastrik balon yerleştirildikten hemen sonra insanların yaklaşık üçte birini etkiler. Ancak bu belirtiler genellikle balon yerleştirildikten sonra sadece birkaç gün sürer. Bu semptomlar genellikle evde ağızdan alınan ilaçlarla yönetilebilir. Mide balonu yerleştirilmesinden sonra nadir de olsa ciddi yan etkiler görülebilir. Uygulamadan sonra herhangi bir zamanda mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı olursa hemen doktorunuzu arayın. Potansiyel bir risk, balonun sönmesini içerir. Balon sönerse, sindirim sisteminizden geçme riski de vardır. Bu, cihazın çıkarılması için ek bir prosedür veya ameliyat gerektirebilecek bir tıkanıklığa neden olabilir.

Fiziksel Aktivite ve Egzersiz

Balon uygulaması sonrasında kilo verme sürecinde fiziksel aktivite ve egzersiz, kilo kaybını desteklemek ve vücudun genel sağlığını iyileştirmek için önemlidir. Ancak bu dönemde zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmalıdır. Doktor Cihan Şahan, hastaların düşük etkili aktivitelerle başlamasını önerir ve zamanla daha yoğun egzersizlere geçiş yapılmasının daha doğru olduğunu belirtir.

Psikolojik Destek

Uygulama sonrası kilo kaybı yolculuğunda psikolojik destek önemlidir. Doktor Cihan Şahan, hastaların ameliyat sonrası duygusal ve psikolojik zorluklarla karşılaşabileceğini belirtir. Bu nedenle, hastaların destek gruplarına katılmaları, terapi almaları veya danışmanlık hizmeti almaları önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Mide Balonu ile kilo vermek kalıcı mıdır?

Mide Balonu kilo verme sürecine yardımcı olabilir, ancak kalıcı bir çözüm sağlamaz. Balon çıkarıldıktan sonra, kilo vermeye devam etmek için sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek önemlidir. Beslenme alışkanlıklarının ve egzersiz düzeninin değiştirilmesi gerekebilir.

Mide Balonu kimlere uygulanmaz?

Mide Balonu, hamileler, mide veya bağırsak hastalığı olanlar, önceki mide ameliyatı geçirmiş olanlar, mide ülseri veya mide kanaması gibi durumları olanlar için uygun olmayabilir.

Mide Balonu nasıl çıkarılır?

Mide Balonu, yerleştirildiği şekilde endoskopik olarak çıkarılır. Bir endoskop kullanılarak mideye girilir ve balonun sıvısı veya havası boşaltılarak küçültülür. Daha sonra balon, ağız yoluyla dışarı çıkarılır.

Mide Balonu hangi durumlarda çıkarılmalıdır?

Mide Balonu, genellikle 6 ay ile 1 yıl arasında çıkarılır. Ancak bazı durumlarda balonun erken çıkarılması gerekebilir. Örneğin, balonun hareket etmesi veya patlaması, hastada intolerans veya ciddi yan etkilerin oluşması gibi durumlar çıkarılma nedeni olabilir.

 

]]>
TORe Mide Kapakçığı Tedavisi https://www.opdrcihansahan.com/services/tore-mide-kapakcigi-tedavisi/ Fri, 14 Jul 2023 10:15:18 +0000 https://www.opdrcihansahan.com/?post_type=cpt_services&p=21260 Transoral Outlet Reduction (TORe): Mide Kapakçığı Tedavisinde Yenilikçi Bir Yaklaşım

Transoral Outlet Reduction (TORe), mide kapakçığı tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem, mide kapakçığının gevşemesine ve açılmasına neden olan anatomik sorunları düzeltmeyi hedefler. TORe, invaziv olmayan bir endoskopik prosedürdür ve gastrik bypass, sleeve gastrektomi gibi obezite cerrahisi sonrası oluşan komplikasyonların tedavisinde kullanılır.

Mide kapakçığı, mide ile yemek borusu arasındaki geçişi kontrol eden bir yapıdır. Ancak bazı durumlarda, mide kapakçığı zayıf veya gevşek olabilir ve bu da gastroözofageal reflü hastalığına (GERD) veya diğer mide kapakçığı sorunlarına yol açabilir. Bu durumda, TORe tedavisi önemli bir seçenek haline gelir.

TORe’nin mide kapakçığı tedavisindeki önemi, cerrahi müdahale gerektirmeyen bir seçenek sunmasıdır.

Hangi Durumlarda TORe Yöntemi Tercih Edilir?

TORe yöntemi, mide kapakçığı hastalıklarının tedavisinde bir seçenek olarak düşünülmektedir. Özellikle mide kapakçığının gevşekliği veya açıklığının neden olduğu sorunlar yaşayan hastalar için TORe yöntemi tercih edilmektedir. Bu durum, yemek borusu ile mide arasındaki geçişin kontrollü bir şekilde düzenlenmesini gerektiren vakalarda ortaya çıkar. Doktor Cihan Şahan, hastalarının belirtilerini dikkatle değerlendirerek TORe yönteminin uygun olup olmadığına karar vermektedir.

TORe yöntemi, kronik reflü (gastroözofageal reflü hastalığı), yemek borusu darlığı (özofageal darlık) veya şişkinlik (disfaji) gibi durumların tedavisinde etkili olabilir. Doktor Cihan Şahan, hastalarının semptomlarını değerlendirmekte ve gerekli tetkikler ve testler sonucunda TORe yönteminin uygun olup olmadığına karar vermektedir.

TORe için Uygun Adayların Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi Süreci

TORe yönteminin uygulanabilmesi için uygun adayların belirlenmesi ve değerlendirilmesi süreci önemlidir. Bu süreçte, Doktor Cihan Şahan hastalarını detaylı bir şekilde değerlendirir ve uygun adayları belirler. Bu değerlendirme sürecinde şu faktörler göz önünde bulundurulur:

  1. Semptomların Şiddeti

Doktor Cihan Şahan, hastalarının semptomlarının şiddetini değerlendirir. Semptomların yoğunluğu, TORe yönteminin uygunluğunu etkileyen bir faktördür. Şiddetli semptomları olan hastalar, TORe yönteminin daha etkili olabileceği durumlar olabilir.

  1. Tıbbi Geçmiş ve Test Sonuçları

Hastanın tıbbi geçmişi, TORe yönteminin uygulanabilirliği açısından önemlidir. Doktor Cihan Şahan, hastanın önceki tedavilerini ve test sonuçlarını değerlendirir. Bu bilgiler, TORe yönteminin uygun olup olmadığına karar vermede yardımcı olur.

  1. Diğer Tedavi Seçenekleri

Doktor Cihan Şahan, hastanın diğer tedavi seçeneklerini değerlendirir. TORe yöntemi, cerrahi bir işlem olmadığı için invaziv olmayan bir seçenek olarak tercih edilebilir. Diğer tedavi seçenekleri başarısız oldu veya uygun değilse, TORe yöntemi daha uygun bir seçenek olabilir.

Doktor Cihan Şahan, TORe yönteminin uygun olup olmadığına dair değerlendirme sürecini titizlikle yürütmekte ve hastalarının en iyi tedavi seçeneğine ulaşmasını sağlamaktadır.

TORe Nasıl Uygulanır?

TORe işlemine başlamadan önce hasta genel anestezi altında tutulur. TORe, transoral yani ağız yoluyla gerçekleştirilen bir işlemdir. Bu prosedürde, Doktor Cihan Şahan ve cerrahi ekibi öncelikle hastanın ağzından endoskopik ekipmanları kullanarak mideye erişim sağlar. Doktor Şahan, endoskopik görüntüleme yardımıyla mide kapakçığına odaklanır ve işlem için gerekli adımları planlar.

TORe işlemi, Doktor Şahan’ın önceden belirlediği bir dizi adımı takip eder.

  • Mide kapakçığının üzerinde bulunan ve daralmaya neden olan dokuların tanımlanması ve belirlenmesi sağlanır.
  • Özel cihazlar ve cerrahi aletler kullanarak bu dokuları hedef alır.
  • Daha sonra, bu dokuların düzgün bir şekilde kesilmesi ve çıkarılması işlemi gerçekleştirilir. Bu adımlar, TORe’nin mide kapakçığındaki daralmanın giderilmesini ve normal işleyişin geri kazanılmasını sağlar.

TORe’nin İşleyiş Süreci

TORe işlemi, genellikle 60 ila 90 dakika arasında sürer. Doktor Cihan Şahan ve ekibi, işlem süresince hastanın durumunu yakından takip eder ve gerekli tüm önlemleri alır. İşlem tamamlandıktan sonra, hasta gözlem altında tutulur ve uyandıktan sonra normal aktivitelerine dönmesine izin verilir.

TORe Operasyonu Sonrası İyileşme Süreci

Minimal İyileşme Süresi

TORe işlemi, minimal invaziv bir yöntem olduğu için genellikle daha kısa bir iyileşme süresi sunar. Geleneksel cerrahi yöntemlere kıyasla, hastaların günlük aktivitelere dönme süresi genellikle daha kısadır. İşlem sonrası ağrı ve rahatsızlık minimal düzeydedir ve genellikle birkaç gün içinde azalır. Doktor Cihan Şahan, TORe’nin minimal iyileşme süresi hakkında, hastaların genellikle bir haftadan daha kısa sürede günlük aktivitelerine dönebildiğini belirtmektedir.

TORe işlemi sonrası, yara iyileşme süreci hızlı olur ve hastalar genellikle kısa süre içinde normal beslenmeye başlarlar. Ameliyat sonrası diyet düzenlemeleri, hastanın bireysel durumuna bağlı olarak belirlenir. Doktor Cihan Şahan, hastaların ameliyat sonrası diyet ve beslenme planına uyduklarında daha hızlı iyileşme sağlayabileceklerini vurgulamaktadır.

Hastanede Kalış Süresi

Geleneksel cerrahi yöntemlerle karşılaştırıldığında, hastaların hastanede yatış süreleri önemli ölçüde azalır. Tipik olarak, TORe işlemi sonrası hastalar aynı gün veya bir gece hastanede kalır ve daha sonra taburcu edilirler. Doktor Cihan Şahan, hastaların TORe işlemi sonrasında hastanede kalmalarının genellikle bir geceyi geçmediğini belirtmektedir.

TORe yöntemi, hastaların hastane ortamında daha kısa süre geçirmelerini sağlayarak enfeksiyon riskini azaltır. Ayrıca, hastalar evde daha rahat hissettikleri için iyileşme sürecini daha hızlı ve konforlu bir şekilde tamamlayabilirler. Doktor Cihan Şahan, hastaların TORe işlemi sonrası hastanede kalış süresinin kısa olması sayesinde, tedavi sonrası bakımın ağırlığından kurtulduklarını ve daha hızlı iyileştiklerini ifade etmektedir.

TORe ile Mide Kapakçığı Hastalıklarının Cerrahi Tedavisinde Avantajları

Mide kapakçığı hastalıkları, sindirim sistemindeki önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hastalıkların tedavisinde cerrahi müdahale genellikle tercih edilen bir seçenek olmuştur. Ancak, geleneksel cerrahi yöntemlerin bazı riskleri ve invaziv olmaları nedeniyle alternatif tedavi seçenekleri arayışı sürmektedir. Bu noktada, Transoral Outlet Reduction (TORe) yöntemi önemli bir yenilikçi yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. TORe, mide kapakçığı hastalıklarının cerrahi tedavisinde bir dönüm noktası olarak kabul edilmekte ve birçok avantajı bulunmaktadır.

  • İlk olarak, TORe yöntemi invaziv olmayan bir yaklaşım sunar. Geleneksel cerrahi müdahalelerde, karın boşluğuna yapılan kesiler ve dikişler gibi invaziv işlemler gereklidir. Bununla birlikte, TORe yöntemi, ağız yoluyla gerçekleştirilen bir endoskopik işlem olduğu için dışarıdan herhangi bir kesi veya dikiş gerektirmez.
  • Geleneksel cerrahi müdahalelerde, enfeksiyon riski, kanama ve anestezi komplikasyonları gibi riskler söz konusu olabilir. Ancak TORe yöntemi minimal invaziv bir işlem olduğundan, bu riskler önemli ölçüde azalır. Doktor Cihan Şahan, TORe yönteminin cerrahi riskleri minimum düzeye indirerek hastaların güvenli bir şekilde tedavi edilmesini sağladığını belirtmektedir.
  • Geleneksel cerrahi müdahalelerden sonra hastalar genellikle uzun bir iyileşme sürecine ihtiyaç duyar ve hastanede uzun süre kalmak zorunda kalabilirler. Ancak TORe işlemi sonrası hastalar genellikle kısa bir süre içinde normal aktivitelerine geri dönebilirler ve hastanede kalış süresi kısadır. Bu da hastaların yaşam kalitesini artırır ve günlük rutinlerine hızla dönmesini sağlar.

Sık Sorulan Sorular

TORe nedir?

TORe, Transoral Outlet Reduction’ın kısaltmasıdır. Bu cerrahi prosedür, kilo kaybı ameliyatı (bariyatrik cerrahi) sonrası kilo verme hızını yavaşlatmak veya durdurmak için midenin çıkışını daraltmayı amaçlar.

TORe ameliyatının etkisi ne kadar sürer?

TORe ameliyatının etkisi kişiden kişiye değişebilir. Ancak genellikle, ameliyat sonrası kilo kaybı hızı yavaşlar ve uzun vadeli kilo kontrolü sağlanabilir.

TORe ameliyatı kimler için uygun değildir?

TORe ameliyatı, kilo kaybı ameliyatı sonrası kilo verme hızını kontrol altına almak isteyen bireyler için uygundur. Ancak her hasta için uygun olmayabilir ve bireysel bir değerlendirme gerektirebilir.

TORe ameliyatı ile diğer kilo kaybı ameliyatları arasındaki fark nedir?

TORe ameliyatı, kilo kaybı ameliyatı sonrası kilo vermeyi kontrol altına almak için midenin çıkışını daraltırken, diğer kilo kaybı ameliyatları (örneğin gastrik bypass) midenin boyutunu küçültmek suretiyle kilo kaybını teşvik eder.

TORe ameliyatının uzun vadeli sonuçları nelerdir?

TORe ameliyatının uzun vadeli sonuçları, bireyden bireye değişebilir. Ancak ameliyat genellikle kilo kaybının kontrol altında tutulmasına ve uzun vadeli kilo kontrolünün sağlanmasına yardımcı olur.

 

]]>
Endoskopik Sleeve Gastroplasti https://www.opdrcihansahan.com/services/endoskopik-sleeve-gastroplasti/ Fri, 14 Jul 2023 10:09:19 +0000 https://www.opdrcihansahan.com/?post_type=cpt_services&p=21258 Endoskopik Sleeve Gastroplasti (ESG): Yeni Bir Obezite Tedavi Yöntemi

Endoskopik Sleeve Gastroplasti (ESG), obezite tedavisinde kullanılan yenilikçi ve minimal invaziv bir yöntemdir. Geleneksel obezite cerrahisi yöntemlerine alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Endoskopik Sleeve Gastroplasti, gastrik sleeve işlemine benzer bir şekilde mideyi küçültmeyi hedefler, ancak bu işlem endoskopik olarak gerçekleştirilir.

Endoskopik Sleeve Gastroplasti için Uygun Adayların Seçimi

Endoskopik Sleeve Gastroplasti (ESG), obeziteyle mücadelede etkili bir tedavi seçeneği olmasına rağmen, her hasta için uygun olmayabilir. ESG için uygun adayların seçimi, hastaların tedaviye en iyi şekilde yanıt verebilmesini sağlamak ve olası riskleri minimize etmek için büyük önem taşır.

Uygun adayların seçiminde, birçok faktör göz önünde bulundurulmalıdır. Öncelikle, hastanın obezite derecesi ve vücut kitle indeksi (VKİ) değerleri değerlendirilmelidir. Yüksek VKİ değerleri olan ve obeziteye bağlı sağlık sorunları yaşayan bireyler, Endoskopik Sleeve Gastroplasti için daha uygun adaylardır. Bununla birlikte, hastanın genel sağlık durumu, kronik hastalıklarının varlığı ve operasyon riski de değerlendirilmelidir.

Doktor Cihan Şahan, Endoskopik Sleeve Gastroplasti için uygun adayları belirlerken geniş bir hasta değerlendirme süreci uygulamaktadır. Hastanın obezite geçmişi, diyet denemeleri, kilo kaybetme çabaları ve psikolojik durumu gibi faktörler detaylı bir şekilde incelenir. Ayrıca, hastanın motivasyonu, ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerine uyum gösterme potansiyeli ve cerrahi prosedürle ilgili beklentileri de değerlendirilir.

Endoskopik Sleeve Gastroplasti Operasyonu Öncesi Hazırlık Süreci

Operasyon Öncesi Hazırlık ve Diyet

Endoskopik Sleeve Gastroplasti operasyonu öncesi hazırlık süreci, başarılı sonuçlar elde etmek ve komplikasyon riskini azaltmak için kritik öneme sahiptir. Operasyondan önce hastalar, genellikle bir diyetisyen tarafından yönlendirilen özel bir diyet programına tabi tutulurlar.

Doktor Cihan Şahan, ESG öncesi hazırlık sürecinde hastalarını detaylı bir şekilde yönlendirir ve onlara özel bir beslenme planı sunar. Bu plan, hastanın obeziteye bağlı sağlık sorunlarını azaltmaya, karaciğer yağlanmasını azaltmaya ve kilo kaybını hızlandırmaya yardımcı olmayı hedefler. Genellikle, yüksek proteinli, düşük karbonhidratlı bir diyet tercih edilir ve operasyondan önceki birkaç hafta süresince uygulanır.

Operasyon öncesi dönemde, Doktor Cihan Şahan, hastaların fiziksel aktivite düzeylerini artırmalarını ve sağlıklı bir yaşam tarzına adapte olmalarını teşvik eder. Ek olarak, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulması önemlidir. Bu hazırlık süreci, operasyon sonrası başarılı bir iyileşme ve kilo kaybı için temel bir adımdır.

Doktor Cihan Şahan ile Endoskopik Sleeve Gastroplasti Operasyonu

Endoskopik Sleeve Gastroplasti (ESG), obezite tedavisinde tercih edilen minimal invaziv bir yöntemdir. İşlem, mide hacmini azaltmak için mide içerisine yerleştirilen bir cihaz kullanılarak gerçekleştirilir.

Anestezi ve Sedasyon

ESG işlemi, genellikle sedasyon altında gerçekleştirilir. Hastaya intravenöz yolla hafif bir sedatif verilir, böylece rahat bir durumda olur. Anestezi uzmanı, hastanın sedasyon sürecini yönetir ve işlem sırasında hastanın rahatlığını sağlar.

Endoskopik İşlem

ESG işlemi, genellikle bir gastroskop (endoskop) ile gerçekleştirilir. Gastroskop, ince ve esnek bir tüp şeklindedir ve mideye yerleştirilir. Cihaz, mide içerisinde dolaşarak işlemi gerçekleştiren doktora görüntüler sağlar.

Mide Katlama

ESG işleminde, mide içerisindeki hacmi azaltmak için endoskopik olarak katlama yapılır. Doktor Cihan Şahan, endoskop yardımıyla mide duvarını katlar ve özel bir cihaz kullanarak dikişlerle sabitler. Bu sayede, mide hacmi azaltılır ve daha küçük bir kapasiteye sahip olur.

İşlem Süresi

ESG işlemi, genellikle 60 ila 90 dakika arasında sürer. İşlemin süresi, hastanın özel durumuna ve mide yapısına bağlı olarak değişebilir. Doktor Cihan Şahan, işlem süresi boyunca dikkatlice çalışarak, güvenli ve etkili bir ESG işlemi gerçekleştirir.

ESG işlemi, geleneksel obezite cerrahisi yöntemlerine kıyasla birçok avantaja sahiptir. Minimal invaziv olması, genel anestezi gerektirmemesi ve kısa iyileşme süresi gibi faktörler, hastalar için cazip hale getirir. Doktor Cihan Şahan, deneyimi ve uzmanlığıyla ESG işlemlerini başarıyla gerçekleştirerek hastalarına sağlıklı bir yaşam yolunda yardımcı olmaktadır.

Endoskopik Sleeve Gastroplasti Operasyonu Sonrası Süreç

Diyet ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

ESG operasyonu sonrası, hastaların diyet ve yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlamaları gerekmektedir. ESG, midenin hacmini küçülttüğü için hastalar daha küçük porsiyonlarla doyarlar ve bu da kilo kaybını destekler. Ancak, bu süreçte sağlıklı beslenme alışkanlıkları benimsemek ve düzenli egzersiz yapmak da önemlidir.

Doktor Cihan Şahan, ESG sonrası diyet ve yaşam tarzı değişikliklerinin başarıyla uygulanabilmesi için hastalarını destekler ve yönlendirir. Hastalara, protein açısından zengin, vitamin ve mineral bakımından dengeli bir diyet önerilir. Ayrıca, sıvı tüketimi, şekerli ve yağlı yiyeceklerden uzak durma, düzenli egzersiz yapma gibi sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeleri teşvik edilir.

ESG sonrası dönemde, hastaların beslenme planları ve yaşam tarzı değişiklikleri düzenli olarak takip edilir. Doktor Cihan Şahan, hastalarının kilo kaybını izler, sağlık durumlarını değerlendirir ve gerekirse diyet veya egzersiz planlarını ayarlar. Ayrıca, hastaların psikolojik ve duygusal destek alabilmeleri için gerekli kaynakları sağlar.

Doktor Kontrolleri ve Takip Süreci

ESG operasyonu sonrası, düzenli doktor kontrolleri ve takip süreci hayati öneme sahiptir. Doktor Cihan Şahan, hastalarını düzenli aralıklarla kontrol etmekte ve sağlık durumlarını izlemektedir. Bu kontrollerde, kilo kaybı ilerlemesi, beslenme alışkanlıkları, vitamin ve mineral düzeyleri, psikolojik durum ve olası komplikasyonlar değerlendirilir.

Doktor Cihan Şahan, ESG operasyonu sonrası takip sürecinde hastalarını motive etmek, desteklemek ve yönlendirmek için çaba sarf eder. Hastaların olası sorunları veya soruları için her zaman erişilebilir olur ve gerektiğinde müdahale eder. Düzenli kontroller ve takip süreci, hastaların kilo kaybını sürdürebilmeleri, sağlıklarını koruyabilmeleri ve olası komplikasyonları önleyebilmeleri açısından kritik öneme sahiptir.

Uzun Vadeli Sonuçlar ve Kilo Kaybı Sürdürülebilirliği

Uzun vadeli sonuçlar, ESG’nin etkinliğinin ve hastaların kilo kaybıyla ilgili başarılarının nasıl devam ettiğini değerlendirmek için kritik bir ölçüt olarak kabul edilir. Çeşitli araştırmalar, ESG’nin uzun dönemde kilo kaybı sağlama konusunda etkili olduğunu göstermektedir. Uzun vadeli takip süreleri boyunca, hastaların kilo kaybı sürdürülebilirliğini desteklemek için yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları gerekmektedir.

Doktor Cihan Şahan, ESG’nin uzun vadeli sonuçları hakkında şunları söylemektedir: “ESG, uzun dönemde etkili kilo kaybı sağlayan bir yöntemdir. Ancak, hastaların başarıyı sürdürebilmeleri için sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları önemlidir.”

ESG sonrası kilo kaybının sürdürülebilirliği, hastaların sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemelerine ve tedaviye bağlılıklarını sürdürmelerine bağlıdır. Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, egzersiz yapılması ve psikolojik destek alınması gibi faktörler, başarıyı sürdürme açısından önemlidir. Uzun vadeli sonuçları etkileyen faktörler arasında kişinin motivasyonu, destek sistemleri ve doktor ile yapılan düzenli takipler de bulunmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Endoskopik Sleeve Gastroplasti’nin avantajları nelerdir?

Endoskopik Sleeve Gastroplasti’nin avantajları arasında minimal invaziv olması, dikiş gerektirmemesi, kısa iyileşme süresi, daha az komplikasyon riski ve daha az ağrı bulunması yer alır. Ayrıca, diğer obezite cerrahilerine kıyasla daha düşük riskli bir işlem olarak kabul edilir.

Endoskopik Sleeve Gastroplasti’nin kilo kaybı sonuçları nasıldır?

Endoskopik Sleeve Gastroplasti, kilo kaybını teşvik etmek için mideyi küçültür ve yiyecek alımını azaltır. Bunun sonucunda, hastalar genellikle zamanla kilo kaybeder. Ancak, her hasta farklı olduğu için kilo kaybı sonuçları kişiden kişiye değişebilir.

Endoskopik Sleeve Gastroplasti ile cerrahi sleeve gastrektomi arasındaki fark nedir?

Endoskopik Sleeve Gastroplasti ve cerrahi sleeve gastrektomi (mide küçültme ameliyatı) arasındaki temel fark, uygulama yöntemleridir. Endoskopik Sleeve Gastroplasti, minimal invaziv bir endoskopik işlemken, cerrahi sleeve gastrektomi açık veya kapalı bir ameliyat gerektirir. Ayrıca, cerrahi sleeve gastrektomi kalıcı bir prosedürdür, ancak endoskopik sleeve gastroplasti geçici bir çözüm olarak kabul edilir.

Endoskopik Sleeve Gastroplasti için hastanede kalış süresi ne kadardır?

Endoskopik Sleeve Gastroplasti genellikle hastanede yatmayı gerektirmeyen bir işlemdir. Hasta genellikle işlem sonrası birkaç saat içinde taburcu edilir. Ancak, her hasta için duruma bağlı olarak bir gece hastanede kalmak gerekebilir.

Endoskopik Sleeve Gastroplasti sonrası kilo tekrar alınabilir mi?

Endoskopik Sleeve Gastroplasti sonrası kilo tekrar alınması olasıdır. İşlem, kilo kaybı sağlamak için etkili bir araçtır, ancak yaşam tarzı değişiklikleri ve sağlıklı bir diyetin sürdürülmesi önemlidir. Hastaların diyetisyen veya sağlık uzmanının önerilerini takip etmeleri ve düzenli egzersiz yapmaları kilo korumasına yardımcı olabilir.

 

]]>
AspireAssist https://www.opdrcihansahan.com/services/aspireassist/ Fri, 14 Jul 2023 10:07:18 +0000 https://www.opdrcihansahan.com/?post_type=cpt_services&p=21256 AspireAssist: İdeal Kilo Kaybı İçin Yeni Nesil Bir Çözüm

AspireAssist, kilo verme konusunda yeni bir nesil çözüm sunan bir yöntemdir. Doktor Cihan Şahan, bu yenilikçi teknolojiyi kullanarak hastalarına etkili bir şekilde kilo verme imkanı sağlamaktadır. AspireAssist, vücutta yiyecek alımını azaltmak amacıyla kullanılan bir sistemdir.

AspireAssist’in çalışma prensibi oldukça basittir. Bu sistem, mide içerisine yerleştirilen bir tüp ve bir cihazdan oluşmaktadır. Doktor Cihan Şahan, bu tüpü hastanın karın bölgesine yerleştirerek işlemi gerçekleştirmektedir. Bu tüp, dışarıdan bir cihaz aracılığıyla kontrol edilebilir.

AspireAssist İçin Uygun Adayların Belirlenmesi

AspireAssist, belirli kriterlere uyan kişiler için uygun bir seçenektir. Genellikle, vücut kitle indeksi (VKİ) 35’in üzerinde olan ve obeziteyle mücadele eden bireyler AspireAssist’ten fayda görebilir. Bununla birlikte, kilo verme ameliyatı geçirmek istemeyenler ve cerrahi risk faktörlerinden kaçınanlar da AspireAssist kullanımı için uygun adaylardır.

Doktor Cihan Şahan, hastalarını değerlendirirken çeşitli faktörleri dikkate alır. Bu faktörler arasında sağlık geçmişi, mevcut tıbbi durumlar, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve kilo verme hedefleri yer alır. Doktor Şahan, her hasta için bireysel bir yaklaşım benimseyerek, AspireAssist’in kullanımının uygun olup olmadığına karar verir.

AspireAssist, kilo verme konusunda yaşanan zorlukları aşmak isteyen ve özgüvenlerini yeniden kazanmak isteyen kişiler için umut verici bir seçenektir. Doktor Cihan Şahan, hastalarına AspireAssist ile ilgili kapsamlı bir danışmanlık sunarak, uygun adaylara kilo kaybı yolculuğunda destek olmaktadır. Doktor Şahan’ın bilgi birikimi ve tecrübesi, AspireAssist kullanıcılarının güvenli ve etkili sonuçlar elde etmelerini sağlamaktadır.

AspireAssist’in Çalışma Prensibi

AspireAssist’in kilo kaybı sağlamak için benzersiz bir çalışma prensibi vardır. Bu prensip, sindirilen gıdaların bir kısmının doğrudan dışarı atılmasını sağlar. AspireAssist, bir tüp ve cihazdan oluşur. Doktor Cihan Şahan, AspireAssist’in çalışma prensibini anlatırken, cihazın midenin dışına açılan bir delikle bağlantılı olduğunu ve bu deliğin bir vanayla kontrol edildiğini belirtmektedir.

AspireAssist’in İşlem Aşamaları

Ön Hazırlık ve Değerlendirme

AspireAssist işlemine başlamadan önce bir doktorla görüşmek önemlidir. Doktor, hastanın genel sağlık durumunu değerlendirir, kilo kaybı hedeflerini belirler ve AspireAssist’in uygun bir seçenek olup olmadığı konusunda bilgilendirme yapar. Bu aşamada Doktor Cihan Şahan, hastanın kişisel sağlık geçmişini inceleyerek işlem için uygunluğunu değerlendirir.

Cerrahi İşlem

AspireAssist işlemi, basit bir cerrahi işlem gerektirir. İşlem genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Doktor, bir küçük kesi yaparak AspireAssist tüpünü mideye yerleştirir. Bu kesi, genellikle belirsiz bir iz bırakan minimal invaziv bir yaklaşımdır. Doktor Cihan Şahan, cerrahi işlem sürecini ve hastanın rahatlığını önemseyerek AspireAssist tüpünü güvenli bir şekilde yerleştirir.

Eğitim ve Öğretim

AspireAssist kullanıcıları, işlem sonrası eğitim alır ve cihazın nasıl kullanılacağı konusunda detaylı talimatlar alır. Doktor Cihan Şahan, kullanıcılara AspireAssist’in doğru kullanımı, tüpün bakımı ve temizliği gibi konularda eğitim verir. Bu eğitim süreci, hastaların cihazı etkili bir şekilde kullanmalarını ve kilo verme hedeflerine ulaşmalarını sağlar.

Besin Emiliminin Kontrol Edilmesi

AspireAssist kullanıcıları, öğünlerinden hemen sonra cihazı kullanarak sindirilen besinlerin bir kısmını dışarı atabilmektedir. Bu sayede, tüp aracılığıyla dışarı atılan besinlerin kalorileri emilmeden vücuttan uzaklaştırılır. Besin emiliminin kontrol edilebilmesi, kullanıcıların kilo kaybı sürecinde daha etkili sonuçlar elde etmesini sağlar.

Doktor Cihan Şahan, AspireAssist’in besin emilimini kontrol etme özelliğinin kullanıcılara sağladığı avantajları vurgulamaktadır. Bu özellik, kişinin daha kontrollü bir şekilde beslenmesini ve kilo verme hedeflerine ulaşmasını destekler. Kullanıcılar, istedikleri ölçüde ve uygun zamanlarda besinleri dışarı atarak, porsiyon kontrolünü sağlayabilirler. Bu da daha sağlıklı bir beslenme alışkanlığı geliştirmelerine yardımcı olur.

Cihazın Kullanımında Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir?

AspireAssist kullanırken, kullanıcıların belirli kurallara dikkat etmeleri önemlidir. Doktor Cihan Şahan, cihazın etkili ve güvenli bir şekilde kullanılabilmesi için şu önerilerde bulunmaktadır:

Doğru Şekilde Temizlik

AspireAssist cihazını düzenli olarak temizlemek, enfeksiyon riskini azaltır. Kullanıcılar, cihazın temizliği ve bakımı konusunda doktorlarından veya sağlık uzmanlarından detaylı bilgi almalıdır.

Beslenme ve Takviyeler

AspireAssist kullanıcıları, sağlıklı bir beslenme programına uyum sağlamalıdır. Besin değeri yüksek gıdalar, dengeli bir diyetin önemli bir parçasıdır. Doktor Cihan Şahan, kullanıcıların vitamin ve mineral takviyelerini düşünmelerini önermektedir.

Düzenli Kontroller

AspireAssist kullanıcıları, düzenli olarak doktor kontrollerine gitmelidir. Bu kontroller, kilo kaybının takibi ve sağlık durumunun değerlendirilmesi açısından önemlidir. Doktor Cihan Şahan, düzenli takibin kullanıcıların başarı şansını artırdığını vurgulamaktadır.

AspireAssist’in Sağladığı Faydalar

Kontrollü Kilo Kaybı

AspireAssist, kontrollü bir kilo kaybı sağlamada önemli bir araçtır. Diyet ve egzersiz gibi diğer yöntemlerle birlikte kullanıldığında, kişinin kilo verme sürecini daha yönetilebilir hale getirir. AspireAssist, besinlerin mideden emilimini azaltarak, vücudun alması gereken kalori miktarını kontrol altına alır. Bu şekilde, kişi daha az kalori alırken, sağlıklı bir hızda kilo verme sürecini sürdürebilir. Doktor Cihan Şahan, AspireAssist’in kontrollü kilo kaybı sağlama konusundaki etkisini vurgulamaktadır ve hastalarına bu yöntemi önermektedir.

Daha Sağlıklı Yaşam Tarzına Geçiş

AspireAssist, kilo kaybı sürecinde sadece kilo vermekle kalmaz, aynı zamanda daha sağlıklı bir yaşam tarzına geçişi de teşvik eder. Bu yöntem, kişinin beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesine ve daha bilinçli bir şekilde beslenmeye odaklanmasına yardımcı olur. AspireAssist kullanıcıları, daha düşük kalorili ve besleyici gıdalar tercih ederek, daha sağlıklı bir diyet planı oluştururlar. Ayrıca, egzersiz yapma ve fiziksel aktiviteye daha fazla zaman ayırma konusunda da motivasyon kazanırlar. Doktor Cihan Şahan, AspireAssist’in sağlıklı yaşam tarzına geçişi teşvik eden bir araç olduğunu belirtmektedir.

Obezite ile İlişkili Sağlık Sorunlarının Azalması

AspireAssist kullanımı, obezite ile ilişkili sağlık sorunlarının azalmasına yardımcı olur. Obezite, birçok ciddi sağlık sorununa yol açabilir, bunlar arasında diyabet, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve eklem problemleri bulunur. AspireAssist ile kilo vermek, bu sağlık sorunlarının riskini azaltır ve bazı durumlarda mevcut olan sorunların semptomlarını hafifletebilir. Doktor Cihan Şahan, AspireAssist’in obezite ile ilişkili sağlık sorunlarının azalması konusunda olumlu sonuçlar verdiğini ve hastalarının yaşam kalitesini artırdığını ifade etmektedir.

Sık Sorulan Sorular

AspireAssist nasıl çalışır?

AspireAssist, yiyecekleri mideye ulaşmadan önce bir kısımını dışarı aktaran bir sistemdir. Bir tüp, mideye yerleştirilir ve bir cihaz aracılığıyla bağırsaklara açılır. Yiyecekler mideye girdikten sonra, cihaz bağırsaklara açılan bir valfi açarak yiyeceklerin bir kısmını dışarı atar.

AspireAssist’in kilo vermedeki etkinliği nedir?

AspireAssist, klinik çalışmalarda etkili bir kilo verme yöntemi olarak gösterilmiştir. Araştırmalar, AspireAssist kullanan bireylerin diğer kilo verme yöntemlerine kıyasla daha fazla kilo verdiklerini göstermektedir. Ancak, her bireyin yanıtı farklı olabilir ve uzun vadeli sonuçlar hakkında daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.

AspireAssist kalıcı bir çözüm müdür?

AspireAssist, kalıcı bir kilo yönetimi aracı değildir. Bu sistem, kilo vermeyi destekleyen bir yöntem olarak kullanılır. AspireAssist’i kullanırken, diyet ve yaşam tarzı değişikliklerinin sürdürülmesi önemlidir.

AspireAssist’in kullanımı kolay mıdır?

AspireAssist, kullanıcılar tarafından kullanımı kolay bir sistem olarak kabul edilir. Ancak, başlangıçta bir sağlık uzmanı tarafından eğitim almak ve cihazın doğru kullanımını öğrenmek önemlidir. Kullanıcılar, cihazın temizliği, bakımı ve yiyecek alımını düzenleme yöntemleri konusunda detaylı talimatlara uymalıdır.

]]>
vBloc Terapi https://www.opdrcihansahan.com/services/vbloc-terapi/ Fri, 14 Jul 2023 10:05:45 +0000 https://www.opdrcihansahan.com/?post_type=cpt_services&p=21254 vBloc Terapi: Kilo Yönetiminde Yenilikçi Bir Yaklaşım

vBloc Terapi, obezite tedavisinde kullanılan yenilikçi bir yöntemdir. Bu terapi, özellikle kilo verme ve ağırlık yönetimi konularında etkili sonuçlar elde etmek için tasarlanmış bir tedavi seçeneğidir. vBloc Terapi, vücudun doygunluk hissini yöneten sinirleri hedefleyerek çalışır. Bu sayede, bireylerin iştahını kontrol etmelerini sağlar ve kilo kaybını destekler.

vBloc Terapi’de Uygun Adayların Belirlenmesi

Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ve Obezite Durumu

vBloc Terapi için uygun adayların belirlenmesinde temel bir faktör, bireyin vücut kitle indeksidir. VKİ, kişinin kilosunu boyunun karesine böldüğümüzde elde edilen bir değerdir. Genellikle 35 ve üzeri VKİ değeri olan bireyler vBloc Terapi için uygun adaylar olarak kabul edilir. Doktor Cihan Şahan, vBloc Terapi’nin özellikle yüksek VKİ değerine sahip olan hastalarda etkili olduğunu vurgulamaktadır.

Sağlık Durumu ve Hastalıklar

vBloc Terapiye uygun adayların belirlenmesinde, bireyin genel sağlık durumu ve mevcut hastalıklar da göz önünde bulundurulur. Özellikle kalp rahatsızlıkları, diyabet, hipertansiyon gibi obeziteye bağlı hastalıkları olan bireyler vBloc Terapi için uygun adaylar arasındadır. Doktor Cihan Şahan, hastalarının sağlık durumunu detaylı bir şekilde değerlendirerek, vBloc Terapi’nin bu hastalıklar üzerindeki etkisini gözlemlemektedir.

Yaş ve Psikolojik Durum

vBloc Terapi için uygun adayların belirlenmesinde yaş faktörü de dikkate alınır. Genellikle 18 ile 65 yaş arasındaki bireyler vBloc Terapi için uygun kabul edilir. Bununla birlikte, her bireyin psikolojik durumu da değerlendirilir. Özellikle obeziteyle ilişkili psikolojik sorunları olan ve diğer tedavi yöntemlerinden yeterli fayda sağlamayan bireyler vBloc Terapi için uygun adaylar arasındadır. Doktor Cihan Şahan, hastalarının psikolojik durumunu önemseyerek, vBloc Terapi’nin motivasyon ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini takip etmektedir.

Yaşam Tarzı ve Motivasyon

vBloc Terapi için uygun adayların belirlenmesinde, bireyin yaşam tarzı ve motivasyonu da önemlidir. vBloc Terapi, bireylerin yaşam tarzı değişiklikleri yapmasını ve sağlıklı bir şekilde kilo vermelerini sağlar. Dolayısıyla, tedaviye uyum sağlayabilecek, aktif bir yaşam tarzına sahip ve motivasyonlu bireyler vBloc Terapi için daha uygun adaylar olarak kabul edilir. Doktor Cihan Şahan, hastalarının yaşam tarzı ve motivasyonunu değerlendirerek, vBloc Terapi’nin bu alanlardaki etkisini gözlemlemektedir.

vBloc Terapi Öncesi Değerlendirme Süreci

vBloc Terapi uygulanmadan önce, doktorlar, hastanın durumunu değerlendirmek için kapsamlı bir değerlendirme yaparlar. Doktor Cihan Şahan, hastanın obezite düzeyini, kilo geçmişini ve sağlık durumunu değerlendirerek en uygun tedavi planını belirler. Bu değerlendirme süreci, hastanın vBloc Terapi’ye uygun olup olmadığını belirlemek için önemlidir.

vBloc Terapi Cihazının Yerleştirilmesi

vBloc Terapi’nin uygulanması için öncelikle cihazın hastanın vücuduna yerleştirilmesi gerekmektedir. Bu işlem, genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve yaklaşık 30-45 dakika sürer. Doktor Cihan Şahan, profesyonel deneyimi ve becerisiyle hastanın rahatlığını sağlamak ve prosedürün güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak için özenle çalışır.

vBloc Terapi’nin Çalışma Prensibi

vBloc Terapi cihazı, vagus sinirine elektriksel uyarılar göndererek iştahı ve beslenme alışkanlıklarını düzenlemeyi amaçlar. Cihaz, hastanın vücuduna implant edilmiş olan elektrotlar aracılığıyla sinir sinyalleri gönderir. Doktor Cihan Şahan, vBloc Terapi cihazının doğru bir şekilde programlandığından emin olur ve hastanın tedavi sürecini yakından takip eder.

vBloc Terapi’nin Etkileri ve Faydaları

vBloc Terapi’nin Kilo Verme Üzerindeki Etkileri

Cihaz, sinirsel uyarım yoluyla mide ve beyin arasındaki iletişimi düzenler. Bu sayede, iştah kontrolü üzerinde olumlu bir etkisi vardır ve bireylerin daha az yemek yemesini sağlar. Doktor Cihan Şahan, vBloc Terapi’nin kilo verme üzerindeki etkilerini uzun yıllardır araştıran ve uygulayan bir uzmandır. Uyguladığı tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastasının kilo verme hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmuştur.

vBloc Terapi’nin Kilo Koruma ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri Üzerindeki Etkileri

vBloc Terapi, sadece kilo verdirmekle kalmaz, aynı zamanda kilo korumada da etkili bir araçtır. Cihaz, bireylerin sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmelerine yardımcı olacak şekilde programlanabilir. Bu da uzun vadeli başarıyı destekler. Doktor Cihan Şahan, vBloc Terapi’nin kilo koruma ve yaşam tarzı değişiklikleri üzerindeki etkilerini dikkate alarak hastalarına bireysel bir yaklaşım benimser. Tedavi sürecinde bireylerin motivasyonunu artırmaya ve sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerini teşvik etmeye yönelik çözümler sunar.

vBloc Terapi’nin Metabolik Sağlık Üzerindeki Olumlu Etkileri

vBloc Terapi, metabolik sağlık üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. Bu tedavi yöntemi, diyabet, hipertansiyon ve insülin direnci gibi obeziteyle sık sık ilişkili olan metabolik sorunları iyileştirmeye yardımcı olabilir. Doktor Cihan Şahan, vBloc Terapi’nin metabolik sağlık üzerindeki olumlu etkilerini yakından takip eden bir uzmandır. Klinik deneyimleri, tedavi edilen hastalarının metabolik sağlıklarında belirgin bir iyileşme gösterdiğini ve genel sağlık durumlarının olumlu yönde etkilendiğini göstermektedir.

vBloc Terapi’nin Psikolojik Etkileri ve Bireyin Yaşam Kalitesine Olan Katkıları

vBloc Terapi’nin sadece fiziksel etkileri değil, aynı zamanda psikolojik etkileri de önemlidir. Bu tedavi yöntemi, bireylerin kendine olan güvenini artırır, depresyonu azaltır ve yaşam kalitesini yükseltir. Doktor Cihan Şahan, vBloc Terapi’nin psikolojik etkileri ve bireyin yaşam kalitesine olan katkılarını gözlemleyen bir uzmandır. Hastalarının tedavi sürecinde psikolojik destek sağlamak ve motivasyonlarını artırmak için bireysel bir yaklaşım benimser.

vBloc Terapi’nin Diğer Obezite Tedavi Yöntemlerinden Farkı

vBloc Terapi, obezite tedavisinde farklı bir yaklaşım sunarak, cerrahi olmayan bir seçenek olarak öne çıkıyor. Diğer tedavi yöntemlerine kıyasla avantajları ve daha az riskleriyle hastalar için güvenli ve etkili bir seçenek sunmaktadır. Doktor Cihan Şahan, vBloc Terapi’nin bu yenilikçi yaklaşımının obezite ile mücadelede önemli bir adım olduğunu ve hastaların sağlıklarını iyileştirmelerine yardımcı olabileceğini vurgulamaktadır. Bu nedenle, vBloc Terapi obezite ile mücadele eden bireyler için değerlendirilmesi gereken önemli bir seçenektir.

Sık Sorulan Sorular

vBloc Terapi nasıl çalışır?

vBloc Terapi, vBloc cihazı aracılığıyla vagus sinirini uyararak iştahı azaltır. Cihaz, vagus sinirinin elektriksel sinyallerini düzenli bir şekilde ileterek mide boşalmasını yavaşlatır ve beyne doygunluk sinyali gönderir.

vBloc Terapi’nin yan etkileri nelerdir?

vBloc Terapi’nin yan etkileri arasında hafif mide ağrısı, bulantı, kusma, geçici yutma güçlüğü gibi gastrointestinal rahatsızlıklar yer alabilir. Nadir durumlarda cihazın yerleştirildiği bölgede enfeksiyon veya cilt tahrişi gibi komplikasyonlar görülebilir.

vBloc Terapi’nin başarı oranı nedir?

vBloc Terapi, kilo kaybını teşvik eden ve obeziteyle mücadelede etkili bir yöntem olarak kabul edilir. Başarı oranı kişiden kişiye değişebilir, ancak birçok hastada olumlu sonuçlar elde edilir.

vBloc Terapi’nin kullanım süresi nedir?

vBloc Terapi, genellikle uzun vadeli bir tedavi olarak düşünülür. Cihazın kullanım süresi bireyden bireye değişebilir, ancak çoğu hastada terapi sürekli olarak devam eder.

vBloc Terapi ile kaç kilo verilebilir?

vBloc Terapi ile elde edilen kilo kaybı bireyden bireye değişir. Genellikle vBloc Terapi, hastaların başlangıç ağırlıklarına, yaşam tarzı değişikliklerine ve tedaviye uyumlarına bağlı olarak kilo vermelerine yardımcı olur.

vBloc Terapi’nin diğer kilo kaybı yöntemleriyle kombinasyonu mümkün müdür?

vBloc Terapi, diğer kilo kaybı yöntemleriyle kombinasyon halinde kullanılabilir. Örneğin, diyet ve egzersizle birlikte vBloc Terapi’nin etkisi artırılabilir. Ancak, bu kombinasyonlar için bir sağlık uzmanıyla görüşmek önemlidir.

vBloc Terapi’nin geri dönüşü mümkün müdür?

vBloc Terapi, vBloc cihazının çıkarılmasıyla geri döndürülebilir. Cihazın çıkarılması genellikle mümkündür, ancak bu konuda uzman bir doktorla görüşmek önemlidir.

 

]]>
Mide Balonu https://www.opdrcihansahan.com/services/mide-balonu/ Fri, 14 Jul 2023 10:03:34 +0000 https://www.opdrcihansahan.com/?post_type=cpt_services&p=21252 Obezite İle Mücadelede GASTRİC BALLOON (MİDE BALONU)

Gastric Balloon (Mide Balonu), obeziteyle mücadele etmek için kullanılan non-cerrahi bir tedavi seçeneğidir. Bu yöntem, obez bireylerin kilo vermesine yardımcı olmak için mideye yerleştirilen bir balon kullanır. Gastric Balloon, kişinin iştahını azaltarak daha az yiyecek tüketmesini sağlar ve dolayısıyla kilo kaybını teşvik eder.

Gastric Balloon (Mide Balonu) Avantajları

1. Cerrahi müdahale gerektirmeyen bir seçenek olması

Gastric Balloon, obezite sorunuyla mücadele eden bireyler için cerrahi bir işlem gerektirmeyen bir seçenektir. Bu yöntem, endoskopik bir prosedür aracılığıyla mideye yerleştirilen bir balonu içerir. Bu, hastalar için daha az invaziv bir seçenek olduğu anlamına gelir.

2. Kısa süreli ve geri dönüşümlü olması

Gastric Balloon, kısa süreli bir seçenektir. Genellikle 6 ila 12 ay arasında mideye yerleştirilir ve bu süre sonunda çıkarılır. Balonun geri dönüşümlü olması, hastaların istedikleri zaman balonu çıkartma seçeneğine sahip olmalarını sağlar.

3. Düşük risk ve komplikasyon oranı

Gastric Balloon’un cerrahi müdahale gerektirmemesi, potansiyel riskleri ve komplikasyonları azaltır. Cerrahi prosedürlere göre daha düşük riskli bir seçenek olarak kabul edilir. Yerleştirme ve çıkarma işlemleri sırasında bazı yan etkiler olabilir, ancak genellikle hafif ve geçicidir. Doktor Cihan Şahan, Gastric Balloon’un, düşük risk ve komplikasyon oranıyla tercih edilebilecek güvenli bir yöntem olduğunu belirtir.

4. Diyet ve yaşam tarzı değişikliklerini destekleyici olması

Balon mide boşluğunu kısmen doldurarak tokluk hissi oluşturur ve porsiyon kontrolünü kolaylaştırır. Bu yöntem, bireylerin sağlıklı bir diyet programına uyum sağlamalarını ve aktif bir yaşam tarzını sürdürmelerini teşvik eder.

5. Hızlı kilo kaybı sağlaması

Gastric Balloon, hızlı kilo kaybı sağlama potansiyeline sahiptir. Balon, mide boşluğunu kısmen doldurarak daha az yemek yeme ihtiyacını tetikler. Bu, daha düşük kalori alımına ve daha fazla kilo kaybına yol açabilir. Doktor Cihan Şahan, Gastric Balloon’un hızlı kilo kaybı sağlamak isteyen bireyler için etkili bir seçenek olduğunu söylemektedir.

Gastric Balloon Yöntemi Kimler İçin Uygundur?

Orta Düzey Obeziteye Sahip Bireyler

Gastric balloon yöntemi, orta düzey obezite sorunu yaşayan bireyler için etkili bir kilo verme seçeneği olabilir. Obezite, sağlık açısından ciddi riskler taşıyan bir durumdur ve kilo kaybı, obezite ile ilişkili hastalıkların riskini azaltmada önemli bir faktördür.

Doktor Cihan Şahan, gastric balloon yöntemi hakkında şunları söylüyor: “Orta düzey obeziteye sahip olan bireylerde diyet ve egzersiz programları genellikle yeterli olmaz. Gastric balloon, bu kişiler için kilo kaybını hızlandırmak ve motivasyon sağlamak amacıyla kullanılabilir.”

Cerrahi Riski Yüksek Olanlar

Cerrahi müdahaleler bazı kişilerde riskli olabilir. Özellikle kalp hastalığı, yüksek tansiyon veya diğer ciddi sağlık sorunları olan bireylerde cerrahi risk daha yüksek olabilir. Cerrahi müdahaleye uygun olmayan bireylerde, gastric balloon yöntemi daha düşük riskli bir seçenek olarak tercih edilebilir.

Cerrahi Müdahaleye Uygun Olmayanlar

Cerrahi prosedürler genellikle anestezi, kesi ve iyileşme süreçleri gibi riskler içerirken, gastric balloon yöntemi endoskopik bir işlem olduğundan daha düşük risk taşır.

Doktor Cihan Şahan, cerrahi müdahaleye uygun olmayan bireyler için gastric balloon yöntemini şu şekilde öneriyor: “Cerrahi müdahaleye uygun olmayan bireylerde, gastric balloon yöntemi güvenli ve etkili bir seçenek olabilir. Bu yöntem, kilo kaybını teşvik etmek ve sağlık sorunlarını iyileştirmek için minimal invaziv bir seçenek sunar.”

Kısa Sürede Kilo Vermek İsteyenler

Gastric balloon yöntemi, kısa sürede kilo vermek isteyen bireyler için ideal bir seçenek olabilir. Özellikle özel etkinlikler veya cerrahi operasyon öncesinde hızlı kilo kaybı gerektiren durumlarda gastric balloon yöntemi tercih edilebilir. Balon, midenin hacmini azaltarak tokluk hissi yaratır ve böylece kişi daha az yemek yer.

Gastric Balloon Yöntemi Çeşitleri

Sıvı Dolu Balonlar

Sıvı dolu balonlar, mideye yerleştirilen ve genellikle 500 ila 700 ml arasında sıvıyla doldurulan balonlardır. Bu balonlar, midenin hacmini artırarak tokluk hissi oluşturur ve böylece kişinin daha az yiyecek tüketmesine yardımcı olur. Sıvı dolu balonlar, genellikle endoskopik bir işlemle yerleştirilir ve belirli bir süre (genellikle 6 ila 12 ay) sonra çıkarılır.

Hava Dolu Balonlar

Hava dolu balonlar, mideye yerleştirilen ve genellikle 400 ila 700 ml arasında hava kullanılarak doldurulan balonlardır. Bu balonlar da mide hacmini artırarak tokluk hissi yaratır ve kişinin daha az yemek yemesine yardımcı olur. Hava dolu balonlar, genellikle endoskopik bir işlemle yerleştirilir ve sıvı dolu balonlara kıyasla daha az süreyle (genellikle 3 ila 6 ay) kullanılır.

Yutulan Balonlar

Yutulan balonlar, kişilerin ağız yoluyla yuttuğu ve midenin içinde şişirilen balonlardır. Bu balonlar, genellikle sıvı veya hava ile doldurulur ve midenin üst kısmında yer alır. Bu yöntemde, endoskopi gerekmez ve balonlar belirli bir süre sonra doğal yollarla vücuttan atılır.

Doktor Cihan Şahan, yutulan balonların, non-cerrahi bir yöntem olan gastric balloon için ilgi çekici bir seçenek olduğunu ve bu balonların, mideyi doldurarak tokluk hissi yarattığını ve kişinin kilo verme sürecinde destek sağladığını belirtmektedir.

Gastric Balloon Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Ameliyat Sonrası İlk Günler

Gastric Balloon ameliyatı sonrasında ilk günler oldukça önemlidir. Hastalar genellikle bir gece hastanede kalır ve ameliyat sonrası dikkatli bir şekilde takip edilir. Bu dönemde ağrı, şişlik ve hafif mide bulantısı gibi rahatsızlıklar normaldir. Doktor Cihan Şahan, hastaların bu süreçte sıvı gıdalarla başlamasını önerir ve beslenme planının nasıl uygulanması gerektiği konusunda detaylı bilgilendirme yapar.

Diyet ve Beslenme

Doktor Cihan Şahan, Gastric Balloon ameliyatı sonrasında özel bir beslenme planının takip edilmesini önerir. Bu plan genellikle sıvı gıdalarla başlar ve zamanla katı gıdalara geçiş yapılır. Doktor Şahan, beslenme düzeninin doğru şekilde takip edilmesiyle birlikte kilo kaybının da hızlanacağını belirtir.

İlaç Kullanımı ve Takip Kontrolleri

Gastric Balloon ameliyatı sonrasında, doktorun önerdiği ilaçların düzenli olarak kullanılması önemlidir. Bu ilaçlar genellikle ağrı kesiciler, antibiyotikler ve mide koruyucularını içerir. Ayrıca, ameliyat sonrası takip kontrolleri de hastaların sağlık durumunun izlenmesi için gereklidir. Doktor Cihan Şahan, takip randevularının aksatılmamasını ve düzenli olarak kontrollerin yapılmasını önemle vurgular.

Fiziksel Aktivite ve Egzersiz

Ameliyat sonrası iyileşme sürecinde fiziksel aktivite ve egzersiz, kilo kaybını desteklemek ve vücudun genel sağlığını iyileştirmek için önemlidir. Ancak, ameliyat sonrası dönemde aşırı zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmalıdır. Doktor Cihan Şahan, hastaların düşük etkili aktivitelerle başlamasını önerir ve zamanla daha yoğun egzersizlere geçiş yapılmasını sağlar.

Psikolojik Destek

Gastric Balloon ameliyatı sonrası, kilo kaybı yolculuğunda psikolojik destek önemlidir. Doktor Cihan Şahan, hastaların ameliyat sonrası duygusal ve psikolojik zorluklarla karşılaşabileceğini belirtir. Bu nedenle, hastaların destek gruplarına katılmaları, terapi alması veya danışmanlık hizmeti almaları önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Mide Balonu ile kilo vermek kalıcı mıdır?

Mide Balonu kilo verme sürecine yardımcı olabilir, ancak kalıcı bir çözüm sağlamaz. Balon çıkarıldıktan sonra, kilo vermeye devam etmek için sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek önemlidir. Beslenme alışkanlıklarının ve egzersiz düzeninin değiştirilmesi gerekebilir.

Mide Balonu kimlere uygulanmaz?

Mide Balonu, hamileler, mide veya bağırsak hastalığı olanlar, önceki mide ameliyatı geçirmiş olanlar, mide ülseri veya mide kanaması gibi durumları olanlar için uygun olmayabilir.

Mide Balonu nasıl çıkarılır?

Mide Balonu, yerleştirildiği şekilde endoskopik olarak çıkarılır. Bir endoskop kullanılarak mideye girilir ve balonun sıvısı veya havası boşaltılarak küçültülür. Daha sonra balon, ağız yoluyla dışarı çıkarılır.

Mide Balonu hangi durumlarda çıkarılmalıdır?

Mide Balonu, genellikle 6 ay ile 1 yıl arasında çıkarılır. Ancak bazı durumlarda balonun erken çıkarılması gerekebilir. Örneğin, balonun hareket etmesi veya patlaması, hastada intolerans veya ciddi yan etkilerin oluşması gibi durumlar çıkarılma nedeni olabilir.

]]>
Duodenal Switch Ameliyatı https://www.opdrcihansahan.com/services/duodenal-switch-ameliyati/ Fri, 14 Jul 2023 09:58:40 +0000 https://www.opdrcihansahan.com/?post_type=cpt_services&p=21250 Duodenal Switch (Ds) Ameliyatı: Kilo Kaybı ve Sağlık İyileştirmesi İçin Etkili Bir Yöntem

Duodenal Switch (DS) ameliyatı, obezite tedavisinde etkili bir cerrahi yöntem olarak kullanılan bir prosedürdür. Bu ameliyat, mide hacminin küçültülmesi ve ince bağırsağın yeniden yönlendirilmesi ile kilo kaybı ve sağlık iyileştirmesi sağlamayı hedefler. DS ameliyatı, obezite ve obeziteye bağlı sağlık sorunlarıyla mücadele etmek için geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda tercih edilen bir seçenektir.

Doktor Cihan Şahan’ın liderliğindeki cerrahi ekip, DS ameliyatı geçiren hastaların ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı bir tedavi yaklaşımı benimsemektedir.

Duodenal Switch Ameliyatı Öncesi Hazırlık Süreci

DS ameliyatı öncesi hazırlık süreci, hastanın fiziksel ve psikolojik olarak ameliyata en iyi şekilde hazırlanmasını amaçlar. Aşağıda, bu sürecin adımlarını ayrıntılı olarak ele alacağız:

Ön Değerlendirme ve Tıbbi Kontroller

DS ameliyatı öncesinde, hastanın genel sağlık durumu değerlendirilir. Doktor Cihan Şahan, hastanın tıbbi geçmişini ve mevcut sağlık durumunu gözden geçirir. Bu süreçte, kan testleri, görüntüleme çalışmaları ve diğer tıbbi kontroller yapılabilir. Hastanın obeziteye bağlı sağlık sorunları, alerjiler veya ilaç kullanımı gibi önemli bilgiler toplanır.

Beslenme Danışmanlığı

DS ameliyatı öncesi beslenme danışmanlığı, hastanın ameliyat sonrası beslenme alışkanlıklarını anlaması ve değiştirmesi için önemlidir. Doktor Cihan Şahan, hastaya özel bir beslenme planı oluşturur ve ameliyat öncesinde sağlıklı bir beslenme programına geçişi destekler.

Egzersiz Programı

DS ameliyatı öncesinde, hastaların fiziksel aktivite düzeylerini artırmaları teşvik edilir. Doktor Cihan Şahan, hastanın yaş, kilo ve sağlık durumuna uygun bir egzersiz programı önerir. Egzersiz, ameliyat sonrası kilo kaybı ve sağlığın iyileştirilmesinde önemli bir faktördür.

Psikolojik Destek

DS ameliyatı öncesi, hastaların psikolojik olarak desteklenmeleri önemlidir. Doktor Cihan Şahan, hastaların ameliyat öncesi endişelerini ve beklentilerini ele alır. Gerekirse, psikolojik destek sağlamak için bir uzmana yönlendirme yapabilir.

Sigara ve Alkol Kısıtlamaları

DS ameliyatı öncesinde, hastaların sigara içmeyi bırakması ve alkol tüketimini sınırlaması önerilir. Doktor Cihan Şahan, bu konuda hastaları bilgilendirir ve destek sağlar.

Duodenal Switch Ameliyatının Genel Prensipleri

Duodenal Switch (DS) ameliyatı, kilo kaybını sağlamak ve bazı metabolik hastalıkları tedavi etmek amacıyla mide hacminin küçültülmesi ve ince bağırsağın yeniden yönlendirilmesi prensiplerine dayanır. DS ameliyatı, hastaların yaşam kalitesini artırırken obeziteye bağlı sağlık sorunlarını da iyileştirmeyi hedefler.

1. Mide Hacminin Küçültülmesi

DS ameliyatının ilk adımı, mide hacminin küçültülmesidir. Bu, genellikle gastrik sleeve veya tüp mide olarak adlandırılan bir prosedürle gerçekleştirilir. Bu aşamada, mide büyük ölçüde kesilir ve daha küçük bir tüp şekline dönüştürülür. Bu işlem, hastaların daha az yiyecek tüketmelerini sağlar ve doyma hissini daha hızlı yaşamalarına yardımcı olur. Mide hacminin azalması, kilo kaybını destekler ve obeziteye bağlı komplikasyon riskini azaltır.

2. İnce Bağırsağın Yeniden Yönlendirilmesi

DS ameliyatının bir sonraki adımı, ince bağırsağın yeniden yönlendirilmesidir. Bu işlem, besinlerin bağırsaklardan emilimini kısıtlar ve vücut tarafından alınan kalori miktarını azaltır. İnce bağırsağın bir kısmı doğrudan bağlantılı olduğu kalın bağırsağa bağlanırken, diğer bir kısmı atlanarak sindirim yolunda ilerletilir. Bu sayede, sindirilen yiyeceklerin emilimi azalır ve kilo kaybı hızlanır.

Doktor Cihan Şahan, DS ameliyatının ince bağırsağın yeniden yönlendirilmesi ile etkili bir kilo kaybı sağladığını ifade eder. Bu prosedür, bağırsakların kısmi olarak devre dışı bırakılmasıyla kalori emilimini azaltır ve obezite tedavisinde önemli bir adımdır.

Duodenal Switch Ameliyatının Farklı Teknikleri

1. Kısa Çeyrek DS Ameliyatı

Kısa çeyrek DS ameliyatı, standart DS ameliyatının modifiye edilmiş bir versiyonudur. Bu teknikte, mide hacmi daha küçük bir boyuta indirgenir ve ince bağırsak daha kısa bir bölüm bypass edilir. Kısa çeyrek DS ameliyatı, hastaların daha hızlı kilo vermesini sağlayabilir.

2. Diyabetik DS Ameliyatı

Diyabetik DS ameliyatı, obezite ve tip 2 diyabetin tedavisinde kullanılan özel bir cerrahi yöntemdir. Bu teknikte, mide hacmi küçültülerek besin alımı sınırlanır ve ince bağırsak yeniden yönlendirilir. Diyabetik DS ameliyatı, diyabet kontrolünde önemli bir iyileşme sağlar ve hastaların insülin kullanımını azaltabilir.

Doktor Cihan Şahan, deneyimli bir cerrah olarak diyabetik DS ameliyatını başarıyla uygulayan uzmanlardan biridir. Hastaların diyabet yönetiminde olumlu sonuçlar elde etmelerini sağlamak için kişiye özel tedavi planları oluşturarak, sağlık ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlamaktadır.

Duodenal Switch Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

İyileşme Süreci

DS ameliyatı sonrasında, hastalar genellikle hızlı ve etkili bir şekilde kilo vermeye başlarlar. Mide hacminin azalması ve besin alımının kısıtlanması, hastaların daha az kalori almasını sağlar. Bunun sonucunda, vücut enerjiyi depoladığı yağ depolarını kullanmaya başlar ve kilo kaybı gerçekleşir. DS ameliyatı, diğer obezite cerrahilerine kıyasla daha fazla kilo kaybı sağlayabilir ve obezite ile ilişkili hastalıkların kontrolünde önemli bir rol oynar.

Doktor Cihan Şahan, DS ameliyatının kilo kaybı konusundaki etkisini vurguluyor. DS ameliyatı sonrasında hastalarının genellikle hızlı ve istikrarlı bir şekilde kilo verdiklerini belirtiyor. Bu kilo kaybının uzun vadeli sürdürülebilir olduğunu ve hastaların ideal vücut ağırlığına ulaşmalarına yardımcı olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, DS ameliyatının obezite ile ilişkili hastalıkların kontrolünde etkili olduğunu ve diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi gibi sağlık sorunlarının düzelmesine katkı sağladığını da vurguluyor.

Uzun Vadeli Takip ve Destek Gereksinimleri

DS ameliyatı sonrası, hastaların uzun vadeli takip ve destek gereksinimleri vardır. Bu süreç, ameliyat sonrası iyileşme sürecinin yönetimi ve kilo kaybının sürdürülmesi için önemlidir. Uzun vadeli takip, hastaların sağlık durumlarının düzenli olarak kontrol edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlar.

DS ameliyatı sonrası, beslenme alışkanlıklarının değişmesi gerekmektedir. Hastaların besin alımını takip etmeleri, yeterli protein, vitamin ve mineral alımını sağlamaları önemlidir. Doktor Cihan Şahan, DS ameliyatı sonrası beslenme gereksinimlerine dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Yeterli besin alımı ve takviyelerin kullanılması, sağlıklı kilo kaybının sürdürülmesi ve beslenme yetersizliklerinin önlenmesi açısından önemlidir.

Uzun vadeli takip ayrıca, DS ameliyatı sonrası kilo kaybının izlenmesini ve gerektiğinde düzenlemeler yapılmasını da içerir. Hastaların düzenli olarak doktor kontrollerine gitmeleri, kilo takibinin yanı sıra sağlık durumlarının genel olarak izlenmesini sağlar. Doktor Cihan Şahan, hastalarının düzenli takip ve destek aldığı takdirde DS ameliyatının başarı şansının arttığını ve sağlık iyileşmesinin maksimum seviyede sağlanabileceğini vurguluyor.

Sık Sorulan Sorular

Duodenal Switch ameliyatının avantajları nelerdir?

Duodenal Switch ameliyatının avantajları arasında uzun vadeli kilo kaybı, tip 2 diyabetin düzelmesi veya remisyonu, yüksek tansiyonun kontrol altına alınması ve uygun hastalarda obeziteye bağlı diğer sağlık sorunlarının azalması yer alır.

Duodenal Switch ameliyatı sonrası beslenme nasıl olmalıdır?

Duodenal Switch ameliyatı sonrası beslenme, küçük porsiyonlar halinde dengeli ve besleyici gıdalarla yapılmalıdır. Protein alımı önemlidir ve besin takviyeleri kullanımı da gerekebilir. Ameliyat öncesi ve sonrası beslenme danışmanlığı önemlidir.

Duodenal Switch ameliyatı geri dönüşümsüz müdür?

Evet, Duodenal Switch ameliyatı geri dönüşümsüz bir cerrahi prosedürdür. Mide ve bağırsaklarda yapılan değişiklikler kalıcıdır ve geri alınamaz.

Duodenal Switch ile diğer obezite cerrahisi yöntemleri arasındaki fark nedir?

Duodenal Switch, diğer obezite cerrahisi yöntemlerinden farklıdır çünkü hem mide hacmini küçültür hem de bağırsakları yeniden yönlendirir. Bu nedenle, daha fazla kilo kaybı ve metabolik avantajlar sağlayabilir.

Duodenal Switch ameliyatı diyabeti düzeltebilir mi?

Evet, Duodenal Switch ameliyatı tip 2 diyabetin düzelmesine veya remisyonuna katkıda bulunabilir. Bu prosedür, insülin direncini azaltır ve kan şekeri düzeylerini kontrol etmede etkili olabilir. Ancak her hasta farklıdır ve sonuçlar bireysel olarak değişebilir.

Duodenal Switch ameliyatı sonrası ne kadar kilo kaybedebilirim?

Duodenal Switch ameliyatı sonrası kilo kaybı, hastanın başlangıç kilosuna, yaşam tarzı değişikliklerine ve takip edilen programlara bağlı olarak değişir. Genellikle hastalar ameliyat sonrası ilk birkaç yılda büyük ölçüde kilo kaybederler ve ardından sürdürülebilir bir kilo kaybı sağlarlar.

 

]]>
Laparoskopik Band https://www.opdrcihansahan.com/services/laparoskopik-band/ Thu, 13 Jul 2023 15:12:34 +0000 https://www.opdrcihansahan.com/?post_type=cpt_services&p=21248 LAPAROSKOPİK BAND: Modern Bir Tedavi Seçeneği

Laparoskopik Cerrahinin Tanımı ve Avantajları

Laparoskopik cerrahi, minimal invaziv bir yöntem olup, karın boşluğuna küçük kesiler yaparak yapılan cerrahi işlemleri içerir.

Bu yöntem, geleneksel açık cerrahiye kıyasla birçok avantaj sunar. Bu yöntem, daha az ağrı, daha küçük kesiler, daha hızlı iyileşme süreci ve daha az komplikasyon riski gibi bir dizi avantaj sağlar.

Doktor Cihan Şahan ile Laparoskopik Band Ameliyatına Uygun Adayların Belirlenmesi

Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ve Obezite Sınıflandırması

Obezite, dünya genelinde giderek artan bir sağlık sorunudur. Laparoskopik Band cerrahisi, obeziteyle mücadelede etkili bir seçenek olabilir. Ancak, bu cerrahi işlemin uygun adaylarının belirlenmesi önemlidir. Vücut kitle indeksi (VKİ) ve obezite sınıflandırması, uygun adayların seçilmesinde temel bir rol oynar.

Doktor Cihan Şahan, obezite tedavisinde Laparoskopik Band cerrahisinin uygun adaylarını belirlerken VKİ değeri ve obezite sınıflandırmasının önemli bir rol oynadığını belirtmektedir. Her bireyin obezite durumu farklı olduğundan, VKİ değeri ve obezite sınıflandırması, cerrahinin uygunluğunu belirlemek için önemli bir başlangıç noktasıdır.

Sağlık Koşulları ve Kriterler

Laparoskopik Band cerrahisinin uygun adaylarının seçiminde, sağlık koşulları ve kriterler de önemli bir rol oynar. Bu cerrahi işlem, obeziteye bağlı sağlık sorunları olan bireyler için etkili bir seçenek olabilir. Ancak, belirli sağlık koşullarının varlığı cerrahinin uygulanabilirliğini etkileyebilir.

Öncelikle, obeziteye bağlı sağlık sorunları arasında tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi, kalp hastalığı, eklem problemleri ve depresyon gibi durumlar bulunur. Laparoskopik Band cerrahisi, bu tür sağlık sorunlarına sahip olan bireylerin kilo kaybetmesine ve sağlık durumlarının iyileşmesine yardımcı olabilir. Ancak, cerrahiye uygun adayların değerlendirilirken, bu sağlık koşullarının yönetimi ve kontrolü önemlidir.

Bununla birlikte, Laparoskopik Band cerrahisi öncesi ve sonrasında uygun bir yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi gereklidir. Adaylar, cerrahi öncesi ve sonrası süreçte doktorlarıyla işbirliği yaparak diyet, egzersiz ve yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlamalıdır.

Psikolojik Değerlendirme

Laparoskopik Band cerrahisi, obeziteyle mücadelede fiziksel sağlığın yanı sıra psikolojik sağlığı da ele alan bir tedavi seçeneğidir. Bu nedenle, uygun adayların belirlenmesinde psikolojik değerlendirme önemlidir. Psikolojik değerlendirme, cerrahiye hazırlık aşamasında bireylerin psikolojik sağlığını değerlendirmeyi amaçlar.

Laparoskopik Band cerrahisini düşünen bireyler, cerrahinin fiziksel ve psikolojik gerekliliklerine uygun olmalıdır. Psikolojik değerlendirme süreci, cerrahiye hazırlık sürecinin bir parçası olarak gerçekleştirilir. Bu değerlendirme, bireyin obeziteye ilişkin tutumlarını, motivasyon seviyesini, psikolojik destek ihtiyaçlarını ve cerrahi sonrası beklentilerini değerlendirmeyi amaçlar.

Laparoskopik Band Operasyonu Öncesi Hazırlık Süreci

Hasta Değerlendirme ve Danışmanlık

Laparoskopik Band cerrahisi öncesi, hastaların dikkatli bir değerlendirmeye tabi tutulması önemlidir. Bu değerlendirme süreci, genellikle bir obezite cerrahı ya da bariatrik cerrahi uzmanı tarafından yürütülür. Bu aşamada, hastanın obezite ile ilişkili sağlık sorunları ve komorbiditeleri de değerlendirilir.

Bununla birlikte, danışmanlık süreci hastaların cerrahi prosedür hakkında bilgilendirilmesini içerir. Doktor Cihan Şahan, hastalarına Laparoskopik Band cerrahisinin nasıl gerçekleştirildiği, potansiyel riskler ve avantajlar hakkında ayrıntılı bilgi verir. Bu danışmanlık süreci, hastaların bilinçli kararlar vermelerini ve cerrahiye uygun aday olup olmadıklarını belirlemelerini sağlar.

Testler ve Tıbbi İncelemeler

Testlerin amacı, hastaların genel sağlık durumunu değerlendirmek ve potansiyel komplikasyonları önceden tespit etmektir. Kan tahlilleri, idrar analizi, elektrokardiyogram (EKG) gibi tıbbi incelemeler yapılır. Ayrıca, doktorlar bazen görüntüleme testleri, ultrason veya endoskopi gibi ek incelemeler de isteyebilir.

Doktor Cihan Şahan, testlerin sonuçlarına göre hastaların cerrahiye uygunluğunu değerlendirir ve potansiyel riskleri belirler.

Diyet ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Laparoskopik Band cerrahisi öncesinde, hastaların diyet ve yaşam tarzı değişikliklerine hazırlanmaları önemlidir. Bu cerrahi işlem, bir kilo kaybı aracı olarak kullanıldığından, hastaların kilo vermeyi destekleyen bir diyet ve yaşam tarzı benimsemeleri gerekir.

Doktor Cihan Şahan, hastalarına bireyselleştirilmiş bir beslenme planı oluşturarak ve egzersiz önerilerinde bulunarak destek sağlar. Hastalar, sağlıklı bir beslenme düzeni, porsiyon kontrolü ve düzenli fiziksel aktivite konusunda bilgilendirilir. Aynı zamanda, obeziteyle mücadelede psikolojik destek ve motivasyonun da önemli olduğunu vurgular.

Doktor Cihan Şahan ile Laparoskopik Band Operasyonu Süreci

Genel Anestezi ve Cerrahi Pozisyon

Laparoskopik Band cerrahisi sırasında, Doktor Cihan Şahan ve ekibi, hastanın genel anestezi altında doğru cerrahi pozisyonunu sağlamak için özenle çalışacaklardır. Doktor Cihan Şahan, her adımda hastanın konforunu ve güvenliğini ön planda tutarak prosedürü gerçekleştirecektir.

Trokar Yerleştirme Ve Kamera Eşliğinde Cerrahi

Laparoskopik Band cerrahisinin bir sonraki adımı, trokar yerleştirme ve kamera eşliğinde cerrahidir. Trokarlar, küçük kesiler yapılmasını ve cerrahi aletlerin ve kamera sisteminin karın boşluğuna sokulmasını sağlayan özel aletlerdir. Bu kesiler, genellikle göbek çevresinde veya karın bölgesinde yapılır ve minimal invaziv bir yaklaşımı temsil eder.

Kamera sistemine entegre olan laparoskop, karın boşluğunun içindeki görüntüyü yüksek çözünürlüklü bir monitöre aktarır. Doktor Cihan Şahan, bu görüntüler aracılığıyla cerrahi bölgeyi net bir şekilde görebilir ve prosedürü gerçekleştirebilir. Kamera sistemi, cerrahın kesileri minimal hale getirmesine ve daha az doku hasarı oluşturmasına olanak tanır.

Band Yerleştirme ve Ayarlamalar

Laparoskopik Band cerrahisinin ana adımı, bandın yerleştirilmesi ve ayarlanmasıdır. Bu aşamada, bir tür silikon veya lateks malzemeden yapılmış olan Laparoskopik Band, midenin üst kısmına yerleştirilir. Bu band, daha küçük bir üst bölme ve daha büyük bir alt bölme olacak şekilde mideyi iki bölüme ayırır.

Band ayarlamaları, cerrahi sonrası süreçte önemlidir. Doktor Cihan Şahan, hastanın kilo kaybını ve genel sağlık durumunu değerlendirerek bandı uygun şekilde ayarlayacak ve hastanın ihtiyaçlarına göre düzenlemeler yapacaktır.

Cerrahi Süresi Ve Hastanede Kalış Süresi

Laparoskopik Band cerrahisi süresi, birçok faktöre bağlı olarak değişebilir. Genellikle, prosedür 1 ila 2 saat arasında sürer. Ancak, cerrahi süresi hastanın özelliklerine ve prosedürün karmaşıklığına bağlı olarak değişebilir. Doktor Cihan Şahan, hastanın durumunu dikkatlice değerlendirecek ve uygun cerrahi süresini belirleyecektir.

Hastanede kalış süresi de hastanın iyileşme sürecine bağlı olarak değişir. Laparoskopik Band cerrahisi sonrası hastalar genellikle aynı gün veya bir gece hastanede kalır. Bununla birlikte, Doktor Cihan Şahan ve ekibi hastanın durumunu izleyecek ve gerekirse daha uzun bir süre hastanede kalışı sağlayacaktır.

Laparoskopik Band Operasyonu Sonrası İyileşme Süreci

Erken Dönem Komplikasyonlar ve Önlemler

Laparoskopik Band cerrahisinin sonrasında bazı erken dönem komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bunlar arasında en sık görülenler, yara enfeksiyonu, tromboembolik olaylar ve gastroözofageal reflüdür. Özellikle yara enfeksiyonu riskini azaltmak için ameliyat sonrası hijyen kurallarına dikkat etmek, yara bakımını düzenli yapmak ve doktorun önerdiği antibiyotikleri kullanmak önemlidir.

Band Ayarlamaları ve Kontrol Randevuları

Laparoskopik Band cerrahisi sonrasında bandın ayarlamaları ve kontrol randevuları önemlidir. Band ayarlamaları, bireyin kilo kaybını desteklemek ve ihtiyaçlarına göre düzenlemeler yapmak için yapılır. Ayarlamalar, doktorunuzun yönlendirmesiyle belirli zaman aralıklarında gerçekleştirilir. Doktor Cihan Şahan, band ayarlamaları, hastaların kilo kaybını optimize etmelerine yardımcı olur ve bu nedenle düzenli kontrol randevularına katılımın önemini belirtmektedir.

Diyet ve Egzersiz Önerileri

Diyet, ameliyat sonrası bireysel ihtiyaçlara göre belirlenir ve beslenme uzmanı tarafından yönlendirilir.

Egzersiz ise kilo kaybını desteklemek, kas kütlesini artırmak ve genel sağlığı iyileştirmek için önemlidir.

Uzun Vadeli Takip ve Destek

Laparoskopik Band cerrahisi sonrasında uzun vadeli takip ve destek, başarıyı sürdürmek ve olası sorunları erken tespit etmek için önemlidir. Doktorunuza düzenli olarak kontrole gitmek ve önerilen takip programına uymak önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Laparoskopik Band ameliyatının etkileri kalıcı mıdır?

Laparoskopik Band ameliyatının etkileri genellikle kalıcıdır, ancak bandın çıkarılması durumunda kilo verme etkisi azalabilir. Ameliyat sonrası yaşam tarzı değişiklikleri ve beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi önemlidir.

Laparoskopik Band ameliyatı ile kaç kilo verebilirim?

Laparoskopik Band ameliyatı ile kilo kaybı kişiden kişiye farklılık gösterir. Genellikle ameliyattan sonraki ilk birkaç yıl içinde ortalama olarak %40 ila %60 arasında fazla kilo kaybı sağlanabilir. Ancak bu oranlar bireysel faktörlere, uyum seviyesine ve yaşam tarzı değişikliklerine bağlı olarak değişebilir.

Laparoskopik Band ameliyatı için yaş sınırı var mıdır?

Laparoskopik Band ameliyatı için genellikle 18-65 yaş aralığındaki bireyler tercih edilir. Ancak yaş sınırı kesin bir kural değildir ve cerrahınızla yapılan değerlendirme sonucunda uygun aday olup olmadığınız belirlenir.

 

]]>